Duyusal entegrasyon teorisi Jean Ayres tarafından 1970’li yıllarda geliştirilmiştir. Bu teorinin amacı, insan vücudunun bazı bölgelerini uyararak, duyuların birbirleri ile uyumlu bir şekilde çalışmalarını sağlamaktır.

DUYU BÜTÜNLEME TERAPİSİ

DUYUSAL BÜTÜNLEME NEDİR?

Duyusal entegrasyon teorisi Jean Ayres tarafından 1970’li yıllarda geliştirilmiştir. Bu teorinin amacı, insan vücudunun bazı bölgelerini uyararak, duyuların birbirleri ile uyumlu bir şekilde çalışmalarını sağlamaktır. Ayres bu teoriyi; davranış, nöral fonksiyonlar ve duyusal süreç mekanizmaları arasındaki ilişkiyi daha iyi açıklamak için geliştirmiştir.

Duyusal entegrasyon, çevreden ve vücuttan alınan duyusal bilgilerin analizini, sentezini ve organizasyonunu kapsayan nörolojik bir süreçtir. Duyusal entegrasyon merkezi sinir sisteminde gerçekleşir. Duyusal entegrasyon yolu ile; beden algısı, uygun uyaranların seçimi, vücudun çevreye uygun hareket etme becerileri gelişir. Duyusal reseptörler vücuttan bütün bilgiyi alır. Merkezi sinir sistemi içindeki duyusal nöronlar üzerinden beyine bilgi akışı olur. Beyin ilgili duyusal mesajları çok hızlı bir nörolojik işlemle analiz eder, düzenler, bağlantıları sağlar ve onları bütünleştirir. Daha sonra, motor nöronlar beynimize mesaj gönderir. Vücudumuz bu mesaja duyusal motor bir cevap verir. Örneğin, birisi size “seni seviyorum” dediğinde dille cevabınız “ben de seni seviyorum”, duygusal cevabınız ise coşku hissidir. Normal bir çocuk duyusal sistemi eksiksiz bir şekilde doğar. Duyusal entegrasyon mekanizması yaşam boyu devam eder.

Duyusal entegrasyonun gelişimsel işlemi değişmez ve gelişimi süreklidir. Duyusal entegrasyonun gelişimine örnek olarak bir bina verilebilir. Önce bir yapının temelleri oluşur, sonra birinci kat, ikinci, üçüncü ve dördüncü katlar inşa edilir. Duyusal entegrasyonun yapılanması da aynı şekildedir.

Birçok şekilde entegre çalışan ve işlemleme yapan duyular şu şekilde sonuçlar oluştururlar.

- Konsantre olma yeteneğini sağlarlar (odaklanma-dikkat),
- Yeteneklerin düzenlenmesini sağlarlar,
- Kendi kişiliğini yansıtmasına yardımcı olur ve kendine saygı duymasını sağlar (öz saygı),
- Kendini kontrol etmeyi öğrenir ve bunu başarır,
- Kendine güveni (özgüven) sağlar ve geliştirir,
- Akademik öğrenme yeteneğini oluşturur ve geliştirir, her öğrenme durumuna açık hale getirir,
- Soyut düşünce ve akıl yürütme kapasitesinin oluşmasını ve gelişmesini sağlar,
- Vücudun ve beynin uzmanlaşarak ortak hareket etmesini sağlar.Hayatımızda başardığımız bir çok işlevsel beceriyi duyu sistemlerimizin bize sağladığı imkanlar dahilinde gerçekleştiririz.

Pdd’ li-Otizm’li bireylerde öğrenme, iletişim, yaşamsal aktiviteleri yürütme, doğru tepkiler oluşturma, soyut düşünme vb. bir çok işlevsel beceriyi oluşturmada yaşadığı zorluklarda en büyük etken, duyu-motor-algı işlemlemesinin yeterince işlevini yerine getirememesidir.