Oyun terapi de ki en büyük hedefimiz çocuğun sosyal iletişim becerilerini geliştirmek ve işlevli oyun oynama becerisi kazandırarak oyunda esneklik kazanmasını sağlayabilmektir.

Oyun Nedir?

Oyun, çocuğun deneyimleyerek kendi kendine öğrenmesini sağlayan, eğlenmek amacıyla ve  içsel olarak güdülenen, bazen kuralları belirlenmiş ve bilinen, bazen de kendiliğinden gelişen ve mutluluk, coşku, heyecan, merak duygularını da içinde barındıran davranışlardan oluşan bir etkinliktir.
Oyun, çocukların gelişiminde önemle yer alan bir etkinliktir. Çocuk, kendi kendine veya arkadaşları ile her alanda oyun oynamanın ve sosyalleşmenin bir yolunu bulur. Düşünce, duygu ve ilişkiler açısından oyun yoluyla kontrol kazanır.

Otizmli Çocuklar ve Oyun 

Çocuk oyun oynayarak çevresini anlamaya çalışır, düşüncelerini oyun aracılığıyla aktarmaya çalışmaktadır. Oyun aracılığıyla gösterilen bu çaba, çocukların dış dünyada olup biten her şeyin ve her nesnenin farkında olduğunun göstergesidir. Fakat çocuğun dış dünya ile farkındalığının ve çevresi ile etkileşiminin sınırlı olduğu otizmli çocuklarda bu durum tamamen farklı olmaktadır. Çünkü otizmli çocuklar çevresi ile etkileşim içinde olmazlar ve çevresindeki her şeye karşı ilgisizdirler. Taşımış oldukları bu özelliklerinden ötürü de, toplumla etkileşime girme ve toplum içerisinde yer almanın ilk deneyimleri olan oyun oynama davranışından büyük oranda yoksundurlar ve oyun oynamada, oyunu başlatmada büyük oranda güçlük çekmektedirler.

Amerikan Psikiyatri Derneğinin yapmış olduğu açıklamaya göre; otizmli çocuklar, sosyal-iletişim yetersizliklerinin yanında gelişim seviyesine uygun sosyal taklit oyunları oyun oynamada ve ayrıca arkadaş ilişkileri kurmada yetersizlik göstermektedirler. Otizmli çocuklar genellikle akranlarına ve ebeveynlerine karşı duyarsız olduklarından, onlara ve oyunlarına karşı ilgi göstermezler. Akranlarının oyunlarına karşı ilgi göstermiş olsalar bile onlarla birlikte oyun oynamaz, sadece onların oyunlarını dışarıdan müdahale etmeden izlemekle yetinirler.

Otizmli çocukların oyunu başlatma becerisi veya bir oyuna katılabilme becerisi, onların sosyal iletişim alanında ciddi anlamda yetersizlik yaşadığının kanıtıdır. Bir başka deyişle otizmli çocukların yaşamış oldukları sosyal beceri eksiklikleri aynı anda onların akranları ile iletişime geçme becerilerinin ve akranları ile oyun oynama becerilerinde de yetersizlik yaşamalarına neden olmaktadır.

Otizmli çocuklarda oyunlara yönelik dikkat, doğallık ve isteklilik olmuş olsa bile bu durum onların oyun oluşturmalarına ve oynadıkları oyunları tamamlamaya yönelik olmadığı, sadece tekrarlayıcı hareketlerden oluştuğu görülmektedir.

Otizmli çocukların bir diğer oyun özellikleri ise nesne ve oyuncaklar ile sembolik olarak oynayamamalarıdır. Otizmli çocuklar, arabaları sürmek, arabayı garaja park etmek, arabayı tamir etmek gibi sembolik oyunları oynayamazlar. Onlar sadece arabayı elinde tutmayı tercih etmektedirler. Bunun yanında kız çocukları da benzer şekilde bebek ile evcilik oyunu oynamak yerine, bebeğe karşı bağımlılık geliştirerek, bebeği sadece elinde gezdirebilir ve bebeği sallama, döndürme gibi tekrarlayıcı hareketler için kullanabilmektedirler. Bu tür çocukların oyuncakları amacına uygun olmadan kullanmaları ve sembolik oyun oynayamamalarının sebebi ise; hayal gücü bozukluğu yani hayal etmede yaşadıkları sıkıntılardır. Bundan ötürü otizmli çocuklar hayal gücünü kullanabilecekleri oyuncaklar yerine renk açısından, şekil açısından uyumlu olan yapboz ve yapısal malzemelerden oluşan göze hitap eden oyuncakları oynamayı tercih ederler.

Bunların yanı sıra otizmli çocukların bir diğer oyun özellikleri; yaratıcı etkinliklerde eksiklik yaşamalarından ötürü, kendileri oyun başlatmazlar. Bu çocuklar başkalarını taklit eder ya da bir başkasını hiç usanmadan, sıkılmadan izlemekle yetinirler. Örnek verecek olursak; bir yapbozu peş peşe ve aynı şekilde yaparlar. Yapbozu yapmaktan sıkılmazlar. Yapı inşa oyuncakları dizme veya üst üste yerleştirme gibi yineleyici bir şekilde yaratıcılıktan yoksun olarak dizebilirler. Ayrıca otizmli çocuklar az da olsa oyun oynayacak olurlarsa sadece bizim gösterdiğimiz şekilde oyunlarını oynayabilirler. Kendileri yeni bir oyun oluşturamazlar.

Oyun Terapiye Başlamadan Önce Bakılan İşlevsiz Oyun Kontrol Listesi

  1. Oyuncakları işlevine yönelik kullanamaz (arabayı sürüyormuş gibi, kaşıkla yemek yiyormuş gibi yapmaz)
  2. Paralel oyun oynayamaz. (akranları ile oturup aynı yerde oyun oynayamaz)
  3. Anne veya babasına ilgisini çeken oyuncağı getirip oyun başlatmaz.
  4. Oyun içerisinde taklit davranış göstermez.
  5. Kendi başına oyunu tercih eder, başkalarıyla oyun kurmak istemez, oynamaz.
  6. Nesneleri, oyuncakları yan yana dizer.
  7. Bir oyun kurulduğunda dâhil olmakta zorlanır.
  8. Nesneleri fırlatma atma davranışı gösterir.
  9. Kendi kendine mırıldanır.
  10. Aynı oyuncak ile uzun süre oynama takıntısı vardır.
  11. Oyunda kalma süresi beklenilen sürenin altındadır.



Oyun Terapide Amaç Ve Hedeflerimiz 

Otizm spektrum tanısı olan veya risk altında olan, çok fazla tablet ve televizyon ekranına maruz kaldığından dolayı sosyal iletişim eksikliği olan, reaktif bağlanma bozukluğu yaşayan çocuklarda işlevsiz oyun, oyun kurmakta ve devam ettirmede güçlük, sembolik ve hayali oyun oynamada zorluk görmekteyiz.
Oyun terapi de amaç çocuk ile oyun sırasında iletişime geçmek ve iletişimi sürdürmek için çocuğun oyununa ve oyuncağına dâhil olma, oyun içerisinde çocuğun hareketlerini, oyun ve oyuncağa yönelimini takip etme, çocuğun takıntısını (arabaları yan yana dizmek gibi) anlamlı bir şekilde bölme, oyun içerisinde çocuğu belirli bir sürede tutabilme, sıralı oyunda sırasını bekleyebilme davranışı kazandırma, oyunu devam ettirebilme becerisini sağlayarak hayali ve sembolik oyun oynama becerisi kazandırabilmektir. Aynı zamanda çocuk bilişsel, ince motor beceriler ve dil gelişimi alanlarında da destekleniyor olacaktır.

Oyun terapi de ki en büyük hedefimiz çocuğun sosyal iletişim becerilerini geliştirmek ve işlevli oyun oynama becerisi kazandırarak oyunda esneklik kazanmasını sağlayabilmektir.