Rize'nin İkizdere ilçesindeki İskencedere Vadisi'nde açılmak istenen taş ocağına karşı mücadele veren yurttaşlardan Güngör Baş ve ailesinin sahip olduğu çay fabrikası binası ve arazisine taş ocağı ve ocak bağlantı yolu planı kapsamında mahkeme kararıyla 'acele' el konuldu. Doğa nöbetini başlattıkları ve dev Atatürk posteri ve Türk bayrağı astıkları binanın cuma günü yıkılacağını jandarma tarafından aranması sonucu öğrendiğini söyleyen Baş, "Bu acele kamulaştırma sadece harp, afet durumlarında kullanılır. Burada harp ne afet durumu söz konusu. Zoraki alınıyor. Sadece bir firma para kazansın, rantını götürsün diye bu yapılmak isteniyor. Burası yok pahasına, ki biz fiyat biçmiyoruz, bizim burası satılık değildir. Vermeyeceğiz" dedi.

Mehmet Cengiz'in sahibi olduğu Cengin İnşaat tarafından projelendirilen İyidere Lojistik Liman İnşaatı'nda kullanılmak üzere İskencedere Vadisi'nde açılmak istenen taş ocağına karşı yurttaşların başladığı mücadele sürüyor. Vadinin girişinde yurttaşların doğa nöbeti başlattığı çay fabrikası binası ve arazisine "acele el konuldu."

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, 'Rize İyidere Lojistik Liman İnşaatı Taş Ocağı ve Ocak Bağlantı Yolu Kamulaştırma Planı' içerisinde kalan Baş ailesine ait üzerinde çay fabrikası binasının da bulunduğu 6066 metrekarelik arazinin 3998 metrekaresini kamulaştırması (acele el koyma) için Kalkandere Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açtı.

Mahkeme, davada Ulaştırma Bakanlığı'nın kamulaştırma talebinin yerinde olduğuna hükmederek Baş ailesine arazi bedeli olarak 763 bin 850 lira 11 kuruş verilmesine karar verdi. Kararda arazi üzerinde haciz, şerh, ipotek, intifa hakkı gibi durumlar varsa ödeme işlemi sırasında arazi bedeli üzerinden kesintinin yapılmasını istedi. 

Acele el konulma kararı alınan çay fabrikası binası ve arazisinin sahiplerinden ve İkizdere Çevre Derneği (İÇDER) yöneticilerinden Güngör Baş, "Şu an bulunduğumuz yer, İkizdere İskencedere mevkii. Burada 5 aydır taş ocağı yapımı çalışmaları devam ediyor. Yıkım halen devam ediyor" dedi. 

İÇDER yöneticisi Baş, "acele el konulma" kararının kendisine ulaşmasını şöyle anlattı: 

"Dün jandarma İstanbul'a geldiğimde beni telefonla aradı. Bu arkamızda gördüğümüz binamızın çok acil bir şekilde boşaltımasını ve Cuma günü yıkıma gelineceğini bize bildirdi. Biz de apar topar vadimize geldik. Mahkemeden yıkım evraklarını aldık, inceledik." 

Ailesine ait olan binanın yıkılmak istendiğini söyleyen Baş, arazilerini ve çay fabrikası binasını vermemek için mücadele edeceklerini şu sözlerle anlattı:

"Burayı kanunsuz bir şekilde yıkmak istiyorlar. Kanunsuz değiliz, 'acil kamulaştırmaya' sokmuşlar. Başka hiçbir şeye gerek yok. Bizlere bile tebligat yapılmadı. Yapılmasına da gerek yokmuş. Biz de bunları yeni öğrendik. Bu acele kamulaştırma sadece harp, afet durumlarında kullanılır. Burada harp ne afet durumu söz konusu. Zoraki alınıyor. Sadece bir firma para kazansın, rantını götürsün diye bu yapılmak isteniyor. Burası yok pahasına, ki biz fiyat biçmiyoruz, bizim burası satılık değildir. Vermeyeceğiz, bütün köylüler, direnişçiler olarak bugüne kadar nasıl direndiysek çok daha güçlü bir şekilde direnişimize devam edeceğiz."

Kaynak: Anka Haber