Üniversite mezunu gençler 1 Mayıs İşçi Sınıfının Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nü işsiz kutlayacak! Elektrik bölümü mezunu Cem Demirel, “Gerçekten 26 yaşındaki bir insanın babasından para istemesi çok güç ve ağır bir şey” diyerek genç işsizlerin yaşadığı sorunu özetledi.

Üniversite mezunu genç işsizler 1 Mayıs İşçi Sınıfının Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü öncesine sorunlarını ANKA Haber Ajansı'na anlattı. Üniversite mezunu olan ve iş verilmeyen gençler, istihdam sağlanmamasından, enflasyonun sürekli artmasından ve hayallerini gerçekleştirememekten yakındı. İş arama sürecinde yaptıkları iş başvurularında karşılaştıkları "tecrübeli çalışan" isteğinden dert yanan gençler, kendilerine şans verilmediği sürece tecrübe kazanma imkanlarının olmadığını söyledi.

"26 YAŞINDAKİ BİR İNSANIN BABASINDAN PARA İSTEMESİ ÇOK GÜÇ VE AĞIR BİR ŞEY"

26 Yaşında ve elektrik, elektronik mühendisliği bölümü mezunu Cem Demiral, 81 ilde üniversite bulunduğunu, bu durum güzel olsa da mezun olduktan sonraki sürecin kendileri için çok zor olduğunu belirterek, şunları söyledi:

"Ülkedeki yüzde 25 işsiz gençten biriyim. Üniversite mezunuyum. Biliyorsunuz ki ülkemizde bir işsizlik oranı hakim yüzde 13 gibi. Biz de bu ülkede hayalleri olan gençlerden biriyiz ama ne yazık ki ülkenin alım gücü olsun, enflasyon olsun bunlara hiçbir şekilde izin vermiyor. Bildiğiniz üzere 1 Mayıs yaklaşıyor şu an ve işsiz olarak gireceğiz 1 Mayıs'a. Yani zor şartlarda yaşıyoruz ülke olarak. Hele ki bu ülkenin gençleri olarak, çok zor şartlarda yaşıyoruz. Evet üniversite mezunuyuz. 81 ilde üniversitemiz var. Bunlar çok güzel ama mezun olduktan sonraki süreç, bizler için çok zor işliyor. Hepimizin bildiği gibi atanamayan öğretmenlerimiz var.


“İŞSİZLİK YÜZÜNDEN İNTİHAR EDEN İNSANLAR VAR”

İşsizlik yüzünden intihar eden insanlar var bu ülkede. İşsizlik gerçekten çok büyük bir sorun bizim ülkemizde. Ben elektrik elektronik mezunuyum. Uzun süredir iş arıyorum. Şu an ciddi anlamda bir işsizlik yaşıyorum. Bu yaşıma gelmiş olmama rağmen, şu an zaten lüks dediğimiz bir hayatı yaşayamıyoruz zaten ama onun dışında evde ailemizin ekonomik durumu zaten ortada bizim gibi insanların. Genel Türkiye ortalaması belli olduğu için karın tokluğuna evde oturup babamızdan harçlık alıyoruz yani. Çok acı bir durum bu. Çok üzücü. Şu an 26 yaşındayım ve dediğim gibi arkadaşlarımla dışarıda Avrupa’yı standartlarda yaşayan gençlerin yaşamlarını görüyoruz. Sonuçta hepimiz teknoloji kullanıyoruz. İnternetimiz var elimizde telefonlarımız var. Avrupa'nın ikinci hatta üçüncü sınıf ülkesi durumundayız şu an. İnsanlar dışarıya çıkıp arkadaşlarıyla gezip tozamıyor. Bir genç olarak buna çok ihtiyacımız var. Evde kapalı kalmanın psikolojisini yaşıyoruz. Gerçekten 26 yaşındaki bir insanın babasından para istemesi çok güç ve ağır bir şey. Gerçekten çok zor bir psikoloji, zor bir süreç işsizlik süreci.


"İŞE ALIP TECRÜBE KAZANDIRMADIĞINIZ SÜRECE BU GENÇLER NEREDE İŞ SAHİBİ OLACAKLAR?"

İş başvurularına gittiğimiz zaman genelde yani tecrübe arıyorlar. Ama siz bu gençlere yollar açmadığınız sürece, siz bu gençleri işe alıp bu gençlere tecrübe kazandırmadığınız sürece bu gençler nerede iş sahibi olacaklar? Nasıl tecrübe kazanacaklar? Yani her gittiğimiz yerde tecrübe arınırsa ve ciddi anlamda tatmin etmeyen ücretler teklif edildiği zaman, gerçekten bir modern kölelik yaşanıyor bu memlekette. İşsiz biri olarak da tabii ki 1 Mayıs'ı içtenliğimizle giremiyoruz. Yani işsiziz ama bu ülkeye emek veren gençlerdeniz. Bu ülkenin ve bazı şeylerin düzelmesi için çabalayan gençleriz. Emeğimiz var ve bu 1 Mayıs'a işsiz olarak gireceğiz. Üniversiteye tabi ki benim de hayalim, güzel bir işim olsun, rahat para kazanayım, güzel bir hayatım olsun gibi Türkiye standartlarında en azından bir tık, iki tık yukarısında olayım gibi bir hayallerimiz vardı. Sevdiğim bölümü de okudum, ama dediğim gibi bu ülkedeki milyonlarca üniversiteli gibi ben de işsizim. Hiçbir hayalimi de gerçekleştiremedim. Umarım her şey bizim gibi gençler için güzel olur. Çünkü gerçekten şu an Avrupa'nın ikinci sınıf ülkesi diyebileceğimiz ülkeler arasında bile değiliz. Gelişmekte olan ülkeyiz diyoruz. Gelişmekte olan bir ülke değil, gerilemekte olan bir ülkeyiz. İşsizlik artıyor, enflasyon artıyor, alım gücü düşüyor. Dolar olmuş 9 lira yani bu ülkede yaşamak gittikçe zorlaşıyor."


"GELECEK HAYALİ KURAMIYORUM ÇÜNKÜ GENÇLERİN GELECEK HAYALİ DİYE BİR ŞEYİ YOK"

Makina ressamlığı bölümü mezunu olduğunu söyleyen Sinem Akın, Kredi ve Yurtlar Kurumu’ndan aldığı kredi borcunu ödeyemediğini, ailesinden yardım aldığını söyleyerek, işsizliğin zorlukları şöyle anlattı:

"Burdur'da okudum. Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi'nde okudum. Makina ressamlığı... 2013'te başladım ben okumaya ama hani 2013'ten beri işsizim. Çocuk gelişimi okuyorum mesela şu an açık öğretim ama hiçbir şekilde hiçbir hayalimi gerçekleştiremiyorum. Mesela KYK borcu var. Onu ödeyemiyorum. Ailem olmasa, annem babam olmasa ödeyemiyorum ben onu. Bir de ayrıyeten onun üstüne faiz bindiriyorlar. İşsizsin ve ödeme yapamıyorsun hiçbir şekilde. Üniversiteye girdiğimdeki hayalim, mesleğimi elime alıp, diplomamı elime alıp işe girmek istiyordum ama yaşım şu an 27 ve işsizim. Bu yaşta ailenin eline bakıyorsun. Senin onlara destek olman gerekirken ailen sana destek oluyor. Anne baba sorun olmaz, ama insanın zoruna gidiyor. Yeri geliyor utanıyorsun çünkü, belirli bir yaştasın ama mecbursun. Bu insanı yoruyor. Artık gelecek hayali kuramıyorum çünkü gençlerin gelecek hayali diye bir şeyi yok. Onları yani kendiler öldürdüler. Hiçbir hayalini kurduğun şeyi yaşayamıyorsun. Mesela diyorsun ki: 'Aileme destek çıkacağım ya da hayatımı değiştireceğim. Yabancı ülkeye gideceğim' gibi düşüncelere giriyorsun ama onların hiçbirini gerçekleştiremiyorsun çünkü belirli bir kesim onu gerçekleştirebiliyor. İnsanlar hiçbir yerde işe alınmadan CV'lerine tecrübelerini yazamazlar. Ama onun bile şansını vermiyorlar."

Kaynak: Anka Haber