İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nu ziyaret etti. Davutoğlu, ziyaret ile ilgili, “Bundan sonra daha çok görüşeceğiz. Bunlar iş birliği çalışmalarıdır, ittifak meselesi bunun ötesinde bir alandır ama her partiyle Türkiye’nin geleceği için birlikte çalışmaya devam edeceğiz” dedi. Akşener, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, kendisini hedef alan 28 Şubat açıklamalarına, “28 Şubat üzerinden, ellerinde başka bir şey olmadığı için bir yürüme söz konusu olursa Erdoğan’a çok üzülürüm” sözleriyle karşılık verdi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nu parti binasında ziyaret etti. Akşener ve Davutoğlu, ikili görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Akşener, görüşmeyle ilgili, “Ekonomiye, sosyal devlet anlamında, işsiz gençleri, demokrasiyi, hukukun, adaletin nasıl yerlerde süründüğünü konuştuk bunlarla ilgili görüş alışverişinde bulunduk. Bizim açımızdan fevkalade, faydalı olan istifade ettiğimiz için bir görüşme oldu” dedi ve şöyle konuştu:

“Meclis açılırken yaz boyunca yaptığımız Anadolu gezilerinde biriktirdiklerimizi iyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sisteme dair yaptığımız çalışma ve sonrası aşamalarını kendileriyle paylaşmak ama aynı zamanda da bugünkü iktidar eliyle kaybedilmiş istişare kültürünü yeniden geliştirebilmek amacıyla karşılıklı ziyaretler zaten yapıyoruz. Bugün de biz ziyaret ettik, Sayın Başbakanla görüşmelerimizi paylaştık, onları dinledik.”


“HER PARTİYLE TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ İÇİN ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Davutoğlu, görüşmeye ilişkin; “Bizler siyasi patiler olarak ülkeye hizmet için kurulan yapılarız. İktidarın yanlışlarına muhalefet etmek zorundayız. Karşı karşıya kaldığımız tablo yalnızca iktidar değişimi tablosu değil Türkiye’nin bütünüyle yeniden demokrasinin, siyasetin ekonominin inşasıyla karşı karşıyayız” dedi ve şunları söyledi:

“Akşener, ekibiyle bize iyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sistem ile ilgili çalışmalarını anlattılar. Hepimiz heybemizde ne varsa, farklı ırmakların bir denize açılması gibi Türkiye’yi de demokrasi denizine açacak çabaları omuz omuza vermemiz lazım. Bu iş birliğini İYİ Parti ve Sayın Akşener ile sürdürüyor olmaktan mutluluk duyuyoruz. Bundan sonra daha çok görüşeceğiz. Bunlar iş birliği çalışmalarıdır, ittifak meselesi bunun ötesinde bir alandır ama her konuda her partiyle Türkiye’nin geleceği için birlikte çalışmaya devam edeceğiz.”


"ŞEFFAFLIK YASASINI GETİRMİŞ OLSAYDIK, BELGELERDE TÜRKİYE'NİN ADI GEÇMEZDİ"

Davutoğlu, Pandora belgelerinde Türkiye’nin adının da geçmesine ilişkin; “Şeffaflık yasasını getirmiş olsaydık ve mal beyanını getirmiş olsaydık. Bunun yurtiçi, yurtdışı irtibatlarıyla birlikte engellenmemiş olup getirmiş olsaydık zaten o listelerde Türkiye’nin adı geçemezdi” dedi ve şu açıklamayı yaptı:

"Ben de takip ettim Pandora dosyalarını okuduğum zaman utanç duydum ve devamı da gelecek gibi görünüyor. Pandora’da adı geçen ya da geçmeyen rantiyeciler hepsinin organizasyonuyla başbakanlığıma karşı harekete geçildiğini artık herkes biliyor. Şimdi İktidara geldiğimiz de ise bütün bu bataklığı otoriterliği de yolsuzluğu da yerinde yok edecek kapsamlı bir reform yapacağız."


“PARTİLİ CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ ORTADAN KALKACAK”

Akşener, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Yeni anayasa için uzlaşma olmazsa 2023’te halkın terazisine çıkarız” açıklamaları için; “Erdoğan ve arkadaşlarının hazırladığı, Cumhur ittifakının hazırladığı Anayasa’ya bir fikrimiz yok” dedi. Akşener, “2023 veya daha öncesinde yapılacak seçimde, bu ucube sistemle parlamenter demokrasinin, hukuksuzlukla hukukun üstünlüğünün yeniden tahkim edilmesinin için bir tartıya çıkılacak. O tartıda da Erdoğan’ın temsil ettiği Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi ortadan kalkacak” dedi.


“ÖNÜMÜZDEKİ SEÇİM, İKTİDARA EN BÜYÜK ŞOKU YAŞATACAK”

Davutoğlu ise “Önümüzdeki seçimlerin ne zaman olursa olsun, iktidara en büyük şoku yaşatacak bir seçim olacağından kimsenin şüphesi olmasın” değerlendirmesi yaptı.

Davutoğlu yeni Anayasa tartışmaları ile ilgili, “Anayasa Türkiye Siyasi tarihinde şöyle ele alınmıştır; ilki, iyi niyetle. Keşke böyle bir çaba olsa ve 2023’e tam demokratik bir anayasa ile girebilsek. Ama böyle bir samimiyet görmüyoruz. İkincisi, darbe sonrası yapılan anayasa çalışmaları. Üçüncü de gündem değiştirmek için. Anayasa öyle bereketli bir konu ki. Erdoğan samimiyse, Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin de tartışılacağı bir zemin başlatır” dedi.


“AYNI ERDOĞAN BANA 2015’TE BAŞBAKAN YARDIMCILIĞI TEKLİF ETTİ”

Akşener, Erdoğan’ın bugünkü TBMM grup toplantısında; “Bu hanımefendinin '28 Şubat kararlarına ben imza attım, uygulanması gerektiğine inanıyorum' sözünü unutmadık” açıklamalarına, “28 Şubat üzerinden, ellerinde başka bir şey olmadığı için bir yürüme söz konusu olursa Erdoğan’a çok üzülürüm” karşılığını verdi ve şunları söyledi:

“28 Şubat ile ilgili olarak, o kararlar, rahmetli Başbakan Erbakan hocamızın imzaladığı, iktidarın diğer ortağı Çiller’in imzaladığı ve en son benim imzaladığım bir hükümet kararıdır. Dolayısıyla, uygulanacağını söyledim. 28 Şubat üzerinden, ellerinde başka bir şey olmadığı için bir yürüme söz konusu olursa Erdoğan’a çok üzülürüm. Aynı Erdoğan 2001’de partisinin kuruluşuna beni davet etti. Erdoğan, 2015’te bana Başbakan yardımcılığı teklif etti. Aynı Erdoğan, 2020’de ne kadar milli ve yerli olduğumu ifade edip, ‘Buyurun beraber bir berber dükkanı kuralım’ dedi. Ben bunların tamamını reddettim.

HDP ile, Abdullah Öcalan ile, Osman Öcalan ile PKK ile Erdoğan ve paydaşlarına aralarına mesafe koymayı öneriyorum. TRT’ye 31 Mart’ta Abdullah Öcalan’ın mektubu çıktı. Osman Öcalan, mülakat verdi. Ne için verdi? Bu mektubun değerli olduğu söylendi. İstanbul’a seçim alınsın diye. Yazık yazık. Biz 40 kişiyiz birbirimizi biliriz.”


“28 ŞUBAT’IN TEMİNATI ERDOĞAN DEĞİL, ÇİLESİNİ YAŞAMIŞ OLAN BİZLERİZ”

Davutoğlu ise Erdoğan’ın Akşener ile ilgili 18 Şubat dönemi açıklamalarını, “Erdoğan, sıkıştığı zaman geçmişte kötü hatıralarla anılan dönemleri hatırlatıp kendisine oy veren kitleleri dolaylı olarak tehdit etmeyi siyaset zannediyor. ‘28 Şubat geri gelebilir’ diyerek üstüne oturduğu düzeni meşrulaştırmaya çalışıyor” sözleriyle eleştirdi ve şunları söyledi:

“28 Şubat’ın bir vesayet, darbe yönetimi olarak iktidardan indirdiği hükümetin bakanına bunu söylüyorsunuz da, 28 Şubat döneminin devam ettiği, darbe kurallarını uygulayan hükümetin başbakan yardımcılığını da bir anlamda yapmış olan sayın Bahçeli nerede? Başörtüsü diyorsunuz. 28 Şubat’ın başörtüsü yasağını Meclis’te meşrulaştıran Bahçeli nerede? Sizin yanınızda. Bahçeli’yi yanınıza alacaksınız. Arkanızda da rotayı yöneten Perinçek duracak ve Erbakan’ın kabinesinde görev yapmış insanları 28 Şubat ile korkutacaksınız. Bir gün, birisi 28 Şubat’ı getirmek isterse, belki Erdoğan onlarla pazarlık yapabilir ama biz asla pazarlığa gelmeyiz. 28 şubatın karşısında teminat olan bizleriz.”