AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Memleketi bunlara teslim edemeyiz" sözlerine tepki gösteren Akşener, "Erdoğan, günü geldiğinde Türkiye'yi kimin yöneteceğine sen değil milletimiz karar verecek" dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Memleketi bunlara teslim edemeyiz" sözlerine tepki gösterdi.

Akşener açıklamasında, "Erdoğan her hafta yeni bir gafa imza atıyor. Bu haftanın gafı iki gün önceydi. Kendisi çıktı dedi ki 'memleketi bunlara teslim edemeyiz' Aynen böyle dedi. 5 kere dinledim acaba yanlış mı duydum diye. Bu memleketi teslim aldığını sanıyor" ifadelerini kullandı.

Akşener, "Sayın Erdoğan, günü geldiğinde Türkiye'yi kimin yöneteceğine sen değil milletimiz karar verecek. Ve o karar verildiğinde aynı senden öncekiler gibi yapılması gerekeni yapacak ve elinde çiçeklerle iktidarı devredip, senden sonra gelene görevinden başarılar dileyeceksin" diye konuştu.


Akşener'in konuşmasından satır başları şöyle:

Biliyorsunuz geçtiğimiz hafta tütün üreticilerini zora sokan bir düzenleme ile ilgili görüşlerimizi paylaşmış ve iktidarı uyarmıştık. Bu düzenlemeyi erteleyin, hazırlık yapacak zaman verin demiştim. Yasanın yürürlülüğü 6 ay ertelendi ama bu atılan adıma rağmen yasağı protesto eden üreticilerimizden 16'sı gözaltına alındı. Bu vatandaşlarımızdan 10'u ise tutuklandı. İktidar yanlışı görüyor, yasağı erteliyor bu durumda o üretici kardeşlerimiz bir yanlışı protesto etmiş oluyor. Barışçıl bir şekilde kullanmış oluyor. Buna rağmen bu insanlar cezaevine gönderiliyor. Devlet yönetmenin bir ciddiyeti olur. Böyle şirazesinden çıkmış bir yönetim anlayışı olabilir. Sayın Erdoğan'a çağrımdır, bu yanlışı derhal düzeltin.

FETÖ'nün siyasi ayağını araştıralım diye verdiğimiz önergelere "hayır" dediler. Üstüne bize çamur attılar.


"YÖNETİM TESLİM EDİLMEZ DEVREDİLİR"

Erdoğan her hafta yeni bir gafa imza atıyor. Bu haftanın gafı 2 gün önceydi. Kendisi çıktı dedi ki "memleketi bunlara teslim edemeyiz." Aynen böyle dedi. 5 kere dinledim acaba yanlış mı duydum diye. Bu memleketi teslim aldığını sanıyor... Sayın Erdoğan memleketi teslim aldığını sanıyor. Seçimi kaybedince de teslim edeceğini zannediyor öyle düşünüyor. Şu gaflete bakar mısınız? Bak Sayın Erdoğan, iktidar teslim edilmez, devredilir.

Sen ve küçük ortağın beğenseniz de beğenmeseniz de demokrasilerde esas olan milletin iradesi ve milletin kararıdır. Ama eğer millet iradesiyle probleminiz varsa benden sana tavsiye yakın tarihimize bak, millet iradesinin nasıl bir sel olduğunu açıkça görürsün. Sayın Erdoğan günü geldiğinde Türkiye'yi kimin yöneteceğine sen değil milletimiz karar verecek. Ve o karar verildiğinde aynı senden öncekiler gibi yapılması gerekeni yapacak ve elinde çiçeklerle iktidarı devredip, senden sonra gelene görevinden başarılar dileyeceksin. Rahmetli Ecevit'in sizlere yaptığı gibi. Bu iş bu kadar basit, bunu böyle bil, aklını da başına al.


YÖRÜKLERİN SORUNU

Kültürel mirasımızı ısrarla yok ediyoruz. Buradan yörük kardeşlerime seslenmek istiyorum, size hak ettiğiniz değeri göstereceğiz. 13 yıl önce UNESCO'ya yapılan başvuruyu sonuçlandırarak işe başlayacağız. Bu alanların yakınlarına yerel ürün pazarlama çadırları kuracağız. Böylece çocuklarımıza ve gençlerimize yörük kültürünü ve üretim tarzını yerinde göstereceğiz. Göç yollarının haritasını çıkaracağız ve kamusal güvenliğini sağlayacağız. Kiralama giderlerini üretimlerine göre puanlama sistemiyle karşılayacağız. Oba, nüfus ve sürü kriterlerine göre veteriner hekim, teknisyen gibi konularda mobil hizmet ünitelerini kuracağız. Haftalık periyotlar halinde sürdüreceğiz.


KURBAN BAYRAMI MESAJI

Mübarek Kurban Bayramı yaklaşıyor. 900 bin büyükbaş, 3 milyona yakın küçükbaş hayvan kesiliyor. Böylece 325 bin et tüketime sunulmuş oluyor. Yıllık et tüketimimizin 4'te 1'i Kurban ibadetimiz üzerinden sağlanıyor demek. Vatandaşlarımızla dertleşirken önce sağlam kızıyorlar, sonra aldığım cevap Kurban'dan Kurban'a oluyor. Kurban Bayramına özel bazı önerilerimiz var. Et ve Süt Kurumu'na seslenmek istiyorum; referans fiyat ilan edin. Üreticinin elinde kalan hayvanları alacağınızı taahhüt edin. Tüm büyükşehir ve il belediyeleri, besicilere ve hayvanlara konfor sağlayın, yem yardımı yapın. İhtiyaç sahiplerine ve gıda yardımı yaptığımız insanlara burada üretilen etleri taze olarak dağıtın


FINDIK ÜRETİMİ

Tarım Bakanı ve patronu zenginliklerimizin peşkeş çekilmesine seyirci kalıyor. Bir ay sonra fındıklar toplanacak. Yüzbinlerce vatandaşımız tüm dünyadaki fındığın yüzde 70'ini üretecek. Yıllardır fındık ihraç gelirimiz 1,5-2 milyar dolar arasında gider gelir. Fındık üreticisine her yıl yeni endişeler yaşatmaktan geri durmuyorlar. Sayın Erdoğan'a seslenmek istiyorum; taban fiyatı açıklanmasında gecikilirse kayıp büyük olur. Maliyeti 22 lira 80 kuruş, bu yıl için kilo başına 35 lira uygun olacaktır. Bu fiyat hem piyasaların, hem emeğin hem de dünya devi olmanın hakkıdır. Rizelilik kürsüden üfürmekle olmaz, Karadenizlileri ezdirmemekle olur.

Sayın Erdoğan bu sıralar Çin Komünist Partisi'ne şirin görünmeye çalışmakla meşgul. Kendisi Çin Komünist Partisi'nin 100. yıl dönümü için Şi Cinping'i arayıp pamuk gibi yumuşacık mesajlar vermiş. Yalnız yanlış olmasın Türkiye'dekini değil orijinalini aramış. Bol miktarda taktir, teşekkür, övgü var. Uygurlara yapılan soykırıma dair bir şey var mı? Yok. Evlerinden alınan erkeklerin köle kamplarına yerleştirildiği ucuz işçi olarak çalıştırıldığı, evdeki erkeklerin alındıktan sonra Çinli erkeklerin yerleştirildiği ve o kadınların müslüman türk kardeşlerimizin evlerinde Çinli erkeklerle yaşamak zorunda bırakıldığı konusuna bir şey var mı? Yok. Uygur kardeşlerimize her türlü alçaklık yapılırken, sayın Erdoğan alçaklık yapanların kuruluş yıl dönümünü kutlama peşinde. Dünya, Uygurlara sahip çıkarken, Erdoğan paracıkların peşinde. Yazıklar olsun.


"YA ANLATACAKSIN YA DA TIPIŞ TIPIŞ GİDECEKSİN"

Sayın Erdoğan dış politikada şekilden şekile giriyor olsun biz yollardayız. Milletimizin dertlerini dinlemeye devam ediyoruz. Pazartesi günü Tunceli'deydik. Nereye gitsek geçim sıkıntısı. Pertek'te market sahibi bir kardeşim, "İşler çok kötü. Ben aynı zamanda emekliyim. Devletime 9 bin 500 iş günü prim ödedim. Aldığım maaş 1100 lira. Bu hak mı reva mı?" diyor.

Vatandaşımız artık her şeyin farkında. Her sürü sahibinin 200, 300 bin borcu var.

Ben milletimin ayağına gidiyorum onların dertlerini dinliyorum. Müteahhitlerin uçarken, borç içinde yüzen insanımız ne yapsın? Danışmanların beş maaş, 11 maaş alırken 1100 lirayla ev geçindiren emeklimiz ne yapsın? Ya çıkacaksın milletimize olanı biteni anlatacaksın ya da tutmadığın sözlerin, uçuruma sürüklediğin ekonominin hesabını vereceksin. Ya anlatacaksın ya da tıpış tıpış gideceksin.