Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Merkez Bankası'nın faiz indirimi kararını ve dolar kurunun artmasını ANKA Haber Ajansı’na değerlendirdi. Faizleri indirerek ya da çıkararak ekonominin düzelme imkanının kalmadığını belirten Babacan, "Artık mevcut hükümetin Türkiye ekonomisi üzerinde kontrolü kalmamıştır. Yüksek kur, daha yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı olarak Türkiye'ye dönecek. Doğalgaz, elektrik, akaryakıt başta olmak üzere ikinci tur etki olarak da A'dan Z'ye her şeyin fiyatı artacak" dedi.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Merkez Bankası'nın 2 puanlık faiz indirimi kararını ve kararın ardından doların kurunun tırmanışa geçmesini değerlendirdi. ANKA Haber Ajansı’nın sorularını yanıtlayan Babacan, AKP iktidarının ekonomik dengeleri tamamen bozduğunu söyledi. Babacan, şöyle konuştu:

"Ülkeyi yöneten iktidar, artık ekonomik dengeleri tamamen bozmuş durumda. Ne yaptıklarını bilmiyorlar. Merkez Bankası, ekonomi yönetiminin tümünde, kuruluşlardan sadece bir tanesi. Bu kuruluşun elinde de sadece bir tane enstrüman kaldı. O da gecelik ya da haftalık faizler. Onun haricinde Merkez Bankası’nın elinde hiçbir imkan, hiçbir güç kalmadı.

Rezervleri eksi 52 milyar dolara düşmüş bir Merkez Bankası'nın, döviz rezervleri ile kurlar üzerinde herhangi bir etki oluşturması artık mümkün değil. Ekonomideki dengesizlikleri, Türkiye'deki bütün hukuksuzluğu ve adaletsizliği, ekonomide sonuçlar olarak görüyoruz.

Bunları tek başına Merkez Bankası kararlarıyla düzeltmek mümkün değil. Karar açıklanmadan 'Merkez Bankası faizi indirse de, yükseltse de, sabit de tutsa hiçbir şey fark etmez' dedim.

Sonuçta Merkez Bankası artık bağımsız değil, tamamen Cumhurbaşkanı'nın kontrolü ile iş yapıyor. Merkez Bankası’nın gecelik faizlerin indirmesinin sonucunu hem daha yüksek kur olarak ve hem de hazine faizi olarak gördük. Hazine'nin borçlanma faizi geçen aya göre tam 3 puan artmış durumda. 10 yıllık tahvil faizlerine bakın. Yüzde 17'den 20.5'e çıkan faizler söz konusu. Kısa vadeli faizleri indirince Merkez Bankası, bu sefer uzun vadeli hazinenin borçlanma faizleri yükselmiş durumda."


"MERKEZ BANKASI'NIN PARA POLİTİKASI ERDOĞAN'IN ELİNDE"

Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Merkez Bankası'na direktif veren zihniyet, ekonominin gerçeklerinden kopuk işler yapıyor. Bundan sonraki dönemde, Merkez Bankası'nın faizleri indirmesi ya da çıkarmasıyla ekonominin düzelme imkanı kalmamıştır. Türkiye'nin ekonomisini düzeltmenin en önemli yolu, ülkenin tekrar hukuk ve adalet zeminine taşınmasıdır. Özgürlüklerin, insan haklarının korunmasıdır. Ekonomi, hukuk ve adalet temeli üzerine oturur. Hukuk yoksa, adalet yoksa, demokrasi yoksa, özgürlükler yoksa; ekonominin düzelmesi imkansızdır.

Ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar artık mevcut hükümetin Türkiye ekonomisi üzerinde kontrolü kalmamıştır. Bugünkü kararlar onu göstermektedir. ‘Hükümet artık iki kötüden birini seçecek. Ya yüksek faizi ya da yüksek kuru seçecek' dedim. Faizi düşürerek yüksek kuru seçmiş oldu. Yüksek kur, daha yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı olarak Türkiye'ye dalga dalga enflasyon artışı olarak dönecek. Gübre, ilaç, tohum, yem, mazot hepsi dövize bağlı. Kur arttığı zaman bütün tarımsal girdilerin maliyeti artıyor. İster istemez bu maliyet fiyatlara yansıyor.

Vatandaşlarımızın hepsi hayat pahalılığından şikâyet ediyor. Doğalgaz, elektrik, akaryakıt başta olmak üzere ikinci tur etki olarak da A'dan Z'ye her şeyin fiyatı artacak."


"MERKEZ BANKASI BAŞKANININ KİM OLDUĞUNUN HİÇ BİR ÖNEMİ YOK"

Babacan, Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu ile ilgili olarak da şunları söyledi:

"Merkez Bankası Başkanı’nın kim olduğunun hiçbir önemi yok. Merkez Bankası'nın aldığı kararlar Sayın Erdoğan'ın verdiği talimatlarla oluyor, bunu herkes biliyor. Dolayısıyla Merkez Bankası'nın başkanı Ahmet olmuş, Mehmet olmuş hiçbir önemi yok. Merkez Bankası'nın para politikası tamamen Erdoğan'ın elinde."

Kaynak: Anka Haber