Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, G20 Liderler Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği İtalya'dan dönüşünde, uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan, ABD Başkanı Joe Biden ile yaptığı görüşmeye ilişkin, "Bizim, bu F-35 konumuz var. Malum, bizim 1 milyar 400 milyon dolarlık yaptığımız bir ödeme var. Bununla ilgili olarak da F-16 tedarikini müzakere ettik. Bu konuda da kendilerinden olumsuz bir yaklaşım görmedim" dedi.

Cumhurbaşkanlığı İletiş Başkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre; Cumhurbaşkanı Erdoğan, uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlarken şunları söyledi:

"PARİS ANLAŞMASI'NI ONAYLADIĞIMIZIN BİZZAT ALTINI ÇİZDİM"

"İklim değişikliğiyle mücadelede üzerimize düşeni yaparak Paris Anlaşması'nı onayladığımızın bizzat altını çizdim. Bu konuda öncü ve proaktif bir rol üstlenmeye hazır olduğumuzu muhataplarımızın dikkatine getirdim. Zirve vesilesiyle, ev sahibi İtalya Başbakanı Sayın Draghi, Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Sayın von der Leyen, Hollanda Başbakanı Sayın Rutte, önümüzdeki G20'nin ev sahibi Endonezya Cumhurbaşkanı Sayın Widodo, Amerikan Başkanı Sayın Biden, Fransa Cumhurbaşkanı Sayın Macron, Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Sayın Michel, Almanya Şansölyesi Sayın Merkel ile bir araya geldik. Aday Şansölye ile de görüştük, hatta ikisi beraber geldiler. Yine zirve sırasında farklı ülkelerden katılımcılarla görüşmelerimiz oldu. Ziyaretim boyunca gerçekleştirdiğimiz istişarelerin ve ortaya koyduğumuz görüşlerin hayırlı sonuçlar doğurmasını temenni ediyorum.”


"TOPLANTIYI GAYET OLUMLU BİR HAVADA DEVAM ETTİRDİK"

“ABD Başkanı Joe Biden ile görüşmenizin genel hatlarını neler oluşturdu? Türk-Amerikan ilişkilerinin geleceğine dair değerlendirmeleriniz nelerdir" sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sayın Biden ile samimi ve yapıcı havada bir toplantı yaptık. Toplantıda Mevlüt (Çavuşoğlu) Bey, İbrahim (Kalın) Bey ve Hakan (Fidan) Bey benimle birlikteydiler. Kendisinin yanında da Dışişleri Bakanı ile güvenlik ve istihbarattan sorumlu isimler vardı. Toplantıyı gayet olumlu bir havada devam ettirdik" yanıtını verdi.

"Afganistan, Suriye, Libya ve Doğu Akdeniz konularında iş birliğimizi güçlendirmenin yanı sıra özellikle ekonomik ilişkilerimizi çok daha yoğun bir şekilde devam ettirme kararı aldık" diyen Erdoğan, bunun için gerekli talimatları verdiklerini belirtti.


"F-16 TEDARİKİNİ MÜZAKERE ETTİK. KENDİLERİNDEN OLUMSUZ BİR YAKLAŞIM GÖRMEDİM"

Hazine ve maliye bakanlarına muhataplarıyla çok daha sık görüşmelerini söylediklerini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"Böylece inşallah ekonomide ikili ticaret hacminde 100 milyar dolar hedefimize ulaşırız ve bu yolda yürürüz. NATO ittifakı ve stratejik ortaklık bağlamında atılacak adımları da istişare etme fırsatını bulduk. Hepsinden öte, bizim bu F-35 konumuz var. Malum, bizim 1 milyar 400 milyon dolarlık yaptığımız bir ödeme var. Bununla ilgili olarak da F-16 tedarikini müzakere ettik. Bu konuda da kendilerinden olumsuz bir yaklaşım görmedim. Tam aksine, yine bununla ilgili de savunma bakanlarımızın birbiriyle görüşecekleri gibi dışişleri bakanlarımız da muhataplarıyla görüşerek inşallah iki ülke ilişkilerini ilgilendiren bu hassas konuyu da neticelendirmeyi umuyoruz. Biden, 'Çok kısa zamanda netice alamayabiliriz. Biliyorsunuz iki farklı bölümden, Temsilciler Meclisi ve Senato'dan geçiyor. Malum, durum 50-50, ama ben elimden geleni yapacağım' dedi. Ben de kendisine 'Bunu başarabileceğinize inanıyorum ve bu konuda şu anda ağırlığın sizde olduğunu görüyorum' dedim. İnşallah savunma bakanlarımız da birbirleriyle görüşmeleri devam ettirecekler. Bugünkü toplantıya katılan arkadaşlarımızın bu işi yakın markajda tutmasıyla inşallah bunu nihayetlendirirsek burada iki tane önemli başlığımız olacak: Biri tedarik, biri de elimizdeki F-16'ların modernizasyonu. Bunların da o arada inşallah yapılma durumu söz konusu olacak."


"BİDEN'A 'TÜRKİYE'NİN YEŞİL KALKINMA DEVRİMİ' KİTABINI HEDİYE ETTİM"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biden'e 'Daha Adil Bir Dünya Mümkün' kitabınızı takdim ettiniz. 'Türkiye'nin Yeşil Kalkınma Devrimi' çalışması da vardı. Bu ikisiyle ilgili geri dönüşleri neler oldu" sorusuna, "Gerek benim 'Daha Adil Bir Dünya Mümkün' kitabımı gerekse 'Türkiye'nin Yeşil Kalkınma Devrimi' kitabını Sayın Biden'a hediye ettim. 'Türkiye'nin Yeşil Kalkınma Devrimi' kitabında benim bir takdim yazım bulunuyor. Biden'a, 'Biliyorsun, ben de çevreciyim' dedim. Biz bu kitapları verince o da 'Ben de size kendi kitabımı takdim edeceğim' dedi. Onun da vefat eden oğlu hakkında yazdığı bir kitabı var" cevabını verdi.


"MEDYANIN BİZİMLE NASIL UĞRAŞTIĞINI ANLAYIN"

"Birleşmiş Milletler Zirvesi sonrası selefleriyle mukayese edip Biden için 'Kendisiyle iyi başladık diyemem' demiştiniz. Bu sefer bu görüşmeden sonra bu kanaatiniz değişti mi" sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şartlar atmosfere göre değişiyor. BM sırasında farklı beklentilerimiz vardı. O farklı beklentiler olmayınca olay biraz daha farklı bir duruma doğru gitti. O gelişme farklıydı. Bu görüşme için medyada '20 dakikalık bir görüşme olacak' diyordu. Bizim görüşme 1 saat 10 dakika sürdü. Medyanın bizimle nasıl uğraştığını anlayın" dedi.


"TEMEL ÖNCELİKLERDE MUTABAKATA VARDIK"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Amerika'nın bugüne kadar açıkça PKK/YPG'ye verdiği destek var. Silah eğitimi devam ederken Türkiye'nin onca uyarısına rağmen tatbikat yapmaya kadar gitti işler. Sizin bu konuda aslında çok açık ve net bir mesajınız vardı. Sorumluluklar karşılanmadığı sürece her an bir operasyon sinyali verdiniz, 'Gerekirse operasyon yaparız bu bölgede' dediniz. Bu yeni süreçten ne bekliyoruz ve bundan sonraki süreç Türkiye'nin operasyon ihtimalini nasıl etkiler" sorusuna karşılık şunları söyledi:

"Operasyonun yapılması gerektiği zamanda tabii ki operasyon yapılır. Ondan geri adım atılmaz. Bir defa terör örgütleriyle olan mücadelemizden bizim asla sarfınazar etmemiz mümkün değildir. Eğer karşımızda bir terör örgütü olan PKK/PYD-YPG varsa ne gerekiyorsa biz bunu yaparız. Bundan da taviz vermeyiz. Bunu zaten biz kendilerine her zaman söyledik ve söylüyoruz. Bundan sonraki süreçte de NATO'da müttefiksek, NATO müttefiki olarak bizim ittifak hâlinde olduğumuz ortağımızın böyle bir şeye tevessül etmemesi gerekir. Yine aynı şekilde bundan sonraki süreçte de Türkiye'nin temel önceliklerinden olan bu meselede beraber çalışmamız gerektiği hususunda bugün de mutabakata vardık. Orada da kendilerinin olumsuz bir yaklaşımı olmadı."


"BU ŞARTLARIMIZ YERİNE GELMEDİKTEN SONRA OLMAZ"

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile görüşmelerinin nasıl bir atmosferde geçtiği, hangi konular üzerinde durulduğuna ilişkin değerlendirmelerinin sorulması üzerine Erdoğan, görüşmelerinde 5-6 ana başlık bulunduğunu belirtti. Bu başlıkların merkezinde Libya'nın yer aldığına işaret eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Libya ile ilgili Berlin Konferansı'nın bir benzerini Paris'te yapmak istiyor. Bu, bir yerde durumdan vazife çıkarmak gibi oluyor. Bizim, oraya ısrarla eş başkan olarak gelmemizi istiyor. Dedim ki 'Berlin'de zaten biz bu konferansı yaptık. Kaldı ki buraya bazı davetleriniz var; mesela Yunanistan, mesela İsrail, mesela Kıbrıs Rum kesimi… Bunların katılacağı bir Paris Konferansı'na biz katılamayız.' Durdu ve 'Bir çalışma yaptırsak bunun üzerinde, özel temsilciler belirlesek' dedi. Ben de ‘Şartımız bu, bir defa bunlar olmayacak. Eğer Yunanistan buraya gelecekse özel temsilci falan da göndermeye gerek yok. Burada çok ısrarcı durumundaysanız özel temsilcileriniz kim, bunları da görelim ama burada Yunanistan, İsrail ve Kıbrıs Rum kesimi olacak olursa bunu zaten yapamayız' dedim. Birincisi bu. Şimdi o da isimler verecek, biz de isimler vereceğiz, arkadaşlar aralarında görüşme yapacaklar. Fakat bu şartlarımız yerine gelmedikten sonra olmaz."


"AFGANİSTAN HALKINI YALNIZ BIRAKMAK GİBİ BİR DÜŞÜNCEMİZ YOK"

Macron görüşmesindeki bir diğer konunun Afganistan meselesi olduğunu kaydeden Erdoğan, "Afganistan ile ilgili de malum, askerimizi çektik, askerimiz artık orada yok. Bunların sıkıntıları var; orada zaman zaman Fransızlar olabilir, bunların oradan alınması gibi… ‘Biz şu anda Katar ile çalışıyoruz, bir gayretimiz var ve bizim, Afganistan'da Afganistan halkını yalnız bırakmak gibi bir düşüncemiz yok, dedik" diye konuştu.


"NATO'DA OLMAYAN HİNDİSTAN İLE BÖYLE BİR ADIM ATMAYA KALKIYORSUN. BU TABİİ BİZİ ÜZER"

S-400 alan bir başka ülke olan Hindistan için ABD Senatosu'ndan bazı üyelerin yaptırım uygulanmamasını istedikleri hatırlatılarak, "Bir de F-16'nın en üst modelinin bir benzeri F-21 diye bir fabrika kurdu Lockheed Martin Hindistan'da. S-400 yüzünden Türkiye'ye F-16'yı verip vermemeyi kongrede tartışırken Hindistan'a yaklaşımları bu şekilde. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz" şeklindeki soru üzerine ise Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

"Ben, Roma'daki görüşmemizden sonra böyle bir şeyin olmadığını görüyorum. Şu anda gerek Dışişleri Bakanı'mız gerek Savunma Bakanı'mız muhataplarıyla yapacakları görüşmelerle bu işi neticelendirirler ve biz de kendisiyle ayrıca yapacağımız görüşmelerle işi yakın takibe alırız. Hindistan meselesi önemli. Çünkü Hindistan NATO'da değil ama Türkiye NATO'da senin ortağın. Dolayısıyla NATO'daki ortağınla böyle bir şeye girmiyorsun, NATO'da olmayan Hindistan ile böyle bir adım atmaya kalkıyorsun. Bu tabii bizi üzer."


"SİZ YAPMADINIZ AMA BİZ YAPIYORUZ, MESAJI VERECEĞİZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünya ülkelerinin aşıya erişimi; Avrupa'nın, G20 ülkelerinin küresel iklim değişikliğiyle mücadele için taahhütleri ve dijital küresel uluslararası şirketlere vergi meselesi gibi konularla ilgili fikirlerinin sorulması üzerine, "Aşı konusunda biz şu anda bir iddiayla ortadayız. Bizim iddiamız TURKOVAC ve biz TURKOVAC'ta inşallah bu yıl sonuna kadar üretime tam manasıyla geçtiğimizde, burada herhangi bir kıskançlık yapmadan bunu dünya ile paylaşacağız. Dünya ile bunu paylaşırken de adeta 'Siz yapmadınız ama biz yapıyoruz' mesajı vereceğiz" dedi.


 "BİZ MİLLETİMİZİN İTİBARINI KORUMAKLA MÜKELLEFİZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İskoçya'daki liderler zirvesine neden gitmediğiyle ilgili soruyu yanıtlarken Glasgow'da düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği konulu Liderler Zirvesi için talep ettikleri güvenlik protokolü standartları bulunduğunu hatırlattı. Bunların, uluslararası bütün ziyaretlerde kendilerine ve diğer bütün liderlere her zaman uygulanan protokoldeki standartlar olduğunu belirten Erdoğan, şunları söyledi:

"Ancak bize bunların son anda karşılanamayacağı söylendi. Daha sonra bizim geri çevrilen talebimizdeki standartların başka bir ülke için istisnai olarak sağlanabildiğini öğrendik. Bu diplomatik teamüllere de uymuyordu. Bunu kabul edemezdik. İlgili birimlerimiz net bir duruşla görüşmelerini sürdürdü. Sağ olsun Boris Johnson da süreçle ilgilendi. İlk başta sorununun çözüldüğünü ifade etti. Fakat son anda bize geri dönüp İskoçya tarafının zorluk çıkardığını söyledi. Taleplerimiz yerine getirilmeyince biz de Glasgow'a gitmekten vazgeçtik. Nihayetinde bu sadece kendi güvenliğimizle ilgili değil, ülkemizin itibarıyla da ilgili bir meseleydi. Biz, milletimizin itibarını korumakla mükellefiz. Hiçbir yerde ülkemizin saygınlığına, izzetine halel gelmesine müsaade etmeyiz. Daha adil bir dünyayı ancak eşitlikçi bir yaklaşımla kurabileceğimizi de böylece bir kez daha göstermiş olduk."

Kaynak: Anka Haber