CHP Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Ülkemizdeki mandacı iktisatçılar ve mandacı siyasetçiler, Türkiye'nin en büyük ekonomik kurtuluş mücadelesini tam tersi göstermeye çalışıyorlar" sözlerine, "Allah aşkına kim mandacı? Kim faiz baronu? Mandacı arıyorsak sarayın beceriksiz ekonomi yönetimine bakmak lazım. Mandacılar, Cumhuriyet tarihi boyunca edindiğimiz değerleri yabancıları peşkeş çekenlerdir. Yandaşlarına dolarla ihale verenlerdir. Kendi vatandaşını emperyalistlere ucuz işgücü olarak pazarlamaya çalışanlardır" diye karşılık verdi.

CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Toplantısı'na ilişkin partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Gündeme ilişkin açıklamalar yapan Salıcı, özetle şunları söyledi: 

ALLAH’TAN RAHMET DİLİYORUZ

“Bugün, maalesef elim bir trafik kazasında Sivas İmranlı Belediye Başkanımız, benim de değerli arkadaşım Murat Açıl’ı kaybettik. Kendisine Allah’tan rahmet; ailesine, tüm İmranlı halkına, Sivaslılar’a başsağlığı diliyoruz. Kazada yaralanan başka arkadaşlarımız var. Onlara da acil şifalar diliyoruz. Galatasaray’ın 37’nci başkanı sayın Mustafa Cengiz’in tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybettiğini üzülerek öğrendik. Başkanımıza Allah’tan rahmet; ailesine, sevdiklerine, Galatasaray’a ve futbol camiasına başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz.


HANUKA BAYRAMI’NI TEBRİK EDİYORUZ

Bu hafta, Musevi vatandaşlarımızın Hanuka Bayramı. Hanuka Bayramı’nı tebrik ediyoruz. Hanuka Bayramı’nın barış ve kardeşliğimizi güçlendirmesini diliyoruz.


‘HER ŞEYDEN BEN SORUMLUYUM’ DİYENLER BU ESEN KÖTÜMSER HAVANIN DA SORUMLUSU

TÜİK, ‘Ekonomik Güven Endeksi’ni açıkladı. Bu ay, 99,3 puan gerçekleşti. Endeks, 4 aydan sonra yeniden, güven sınırı olan 100 puanın altına düştü. Ekonomide bir süredir kötümser hava ediyor. ‘Bu ülkede her şeyden ben sorumluyum’ diyenler, bu esen kötümser havanın da sorumlusu.


DOLAR ALMIŞ BAŞINI GİDERKEN PARAMIZ PUL OLUYOR

Türkiye ağır bir kur şoku yaşıyor. Erdoğan’ın açıklamalarıyla bizzat kendisinin çıkardığı bu döviz krizi nedeniyle paramız sadece dolar karşısında değil, tüm yabancı ülke para birimleri karşısında değer kaybediyor. Kar gibi eriyor. Dolar almış başını giderken paramız pul oluyor. Halkımız yoksulluğu hayatın her alanında yaşıyor.


MANDACI ARIYORSAK SARAYIN BECERİKSİZ EKONOMİ YÖNETİMİNE BAKMAK LAZIM

Yaşanan kur şoku karşısında eli kolu bağlı saray iktidarı yine suçluyu dışarıda arıyor, aynaya bakmıyor. İktidarın kur şoku karşısındaki yaklaşımı, mandacı iktisatçılar, mandacı siyasetçiler, hainler, faiz lobisi, Geziciler, faiz baronları, dış güçlerin hesaplaşması sloganlarından, söyleminden öteye geçemiyor. Bu söylemin de vatandaşımızın günlük hayatına, ekonomisine, cebine hiçbir katkısı yok. Allah aşkına kim mandacı? Kim faiz baronu? Mandacı arıyorsak sarayın beceriksiz ekonomi yönetimine bakmak lazım. Mandacı arıyorsak mandacılar, Cumhuriyet tarihi boyunca edindiğimiz değerleri yabancıları peşkeş çekenlerdir. Yandaşlarına dolarla ihale verenlerdir. Kendi vatandaşını emperyalistlere ucuz işgücü olarak pazarlamaya çalışanlardır.


BUNU DA MI SİZE DIŞ GÜÇLER YAPTIRDI

Merkez Bankası Başkanı’nın değişmesini size dış güçler mi telkin ediyor? Merkez Bankası başkan yardımcılarını ve Para Politikası Kurulu üyesini değiştirmeyi size dış güçler mi sufle veriyor? Dış güçler mi bunu size yaptırıyor? Merkez Bankası, faizi 200 baz puan indirerek yüzde 18’den 16’ya çekti. Kararın ardından döviz yeni rekorlar kırdı. Türk lirası eridi. Beşli çete, servetine servet kattı. Bunu da mı size dış güçler yaptırdı? Bu da mı size dış güçlerin verdiği talimatlarla gerçekleşti?


SENİ DE Mİ DIŞ GÜÇLER KONUŞTURUYOR

Merkez Bankası, sarayın telkiniyle faiz oranlarını yüzde 15’e indirdi. Dolar 13 TL’yi gördü. Toparlanmayı beklerken Erdoğan çıktı, İzmir’de, ‘Biz yüksek faize halkımıza da çiftçimizi de ezdirmeyeceğiz. Bu faizler düşecek’ dedi. Döviz yine alevlendi. Seni böyle konuşturan dış güçler miydi Erdoğan? Bugün sayın Erdoğan yine uçakta konuşmuş, sabah görmüş olduğumuz döviz kuru ile Erdoğan konuştuktan sonraki döviz kuru farklılaşmış. Döviz yine yükselmiş. Bu sefer talimatı kimden aldın Erdoğan? Seni de mi dış güçler konuşturuyor? Sen de mi bu ekonominin zora girmesi için onların amaçlarına hizmet ediyorsun?


BÖYLE BİR ORTAMDA SEN FAİZİ DÜŞÜRSEN KAÇ YAZAR

Yeni ekonomik model ile bu saray rejimi ‘ekonomik kurtuluş savaşı’ veriyormuş. Güler misiniz, ağlar mısınız? Geçen hafta piyasalarda öyle bir yangın vardı ki kurdaki yüksek oynaklıktan dolayı piyasada fiyat oluşamadı. Bir üretici malını satmak istiyor, karşıda talep var, o malı almak isteyenler var ama dövizin bu kadar hareketli olmasından kaynaklı hangi kurdan fatura keseceklerini bilemiyorlar. Ekonomi tam anlamıyla durdu. Vadeli piyasalar çalışmaz oldu. Çek senet devre dışı kaldı. Elinizde nakitle mal alamaz hale geldiniz. Geçen hafta Türkiye’yi böyle bir duruma getirdiler. Satış yapan esnaf, sattığı malın yerine yenisini koyabilecek mi belli değil, emin değil. Dolasıyla malını satma konusunda imtina etti. Böyle bir ortamda sen faizi düşürsen kaç yazar? İnsanların ne ekonomi yönetimine ne de iktidara güveni kalmadı.


SİZİN DİNİNİZ İMANINIZ PARA MI

Saray iktidarının yeni ekonomik modeli, şark tüccarlarının iştihanı kabarttı. Ellerini ovuşturarak ülkemize girip peş peşe anlaşmalar imzalıyorlar. Son olarak FETÖ darbesinin arkasında olduğunu söyledikleri, neredeyse partinin her bir yetkilisinin tek tek ifade ettikleri Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) veliahttı kırmızı halıyla karşılandı. Ekonomistler, BAE’nin yatırım yapmasının amacının ucuz ekonomik varlıklardan yararlanma çabası olduğu görüşündeler. 15 Temmuz’dan sonra gazi ve şehit yakınları için toplanan bağışların üzerine çöktünüz. O paraları gazi ve şehitlerin ailelerine dağıtmadınız. Şimdi de 15 Temmuz’un sorumlusu, finansörü dediğiniz BAE’nin veliahttı ile yakın ilişkiler kuruyorsunuz. 15 Temmuz’da darbe girişimini engellemek için sokağa çıkan gazilerimizi incitiyor, şehitlerimizin kemiklerini sızlatıyorsunuz. Sizin dininiz imanınız para mı? Başka bildiğiniz bir şey yok mu? Şehit ve gazi yakınlarının suratına nasıl bakacasınız?


BU TABLODAN GÖREMESE DE ERDOĞAN SORUMLU

Sıvı yağ bardakla, salça kaşıkla, toz şeker gramla, çocuk bezi taneyle satılmaya başladı. Vatandaşımız Cumhuriyet tarihi boyunca ilk kez böyle bir duruma düşürüldü. İşte bu Türkiye’nin utanç tablosudur. Saray iktidarının bunlardan haberi var mı? Saray medyasına bakıyorsunuz, hiçbir sorun yok. Her şey güllük, gülistanlık. Saraydan bakınca bunlar görünüyor mu? Tabii ki görünmüyor. AKP’li siyasetçiler sokağa çıkamıyor ki bu tabloları görsünler. Erdoğan, yüzlerce korumayla çıkabiliyor ve bu tabloyu göremiyor. Bu tablodan göremese de Erdoğan sorumlu. Bütün bunların hepsi, sizin basiretsiz yönetiminizin eserdir.


VATANDAŞI KORUYACAK, KOLLAYACAK BİR İŞ YAPIN ÖMRÜ HAYATINIZDA

Gelin, çözüm önerimiz var. Dillendiriyoruz, gelin, bu kara kışta açıkta kalan vatandaşa sıcak bir kucak açalım. Kara Kış Fonu kurulsun önerimize sırtınızı çevirmeyin. Vatandaşı koruyacak, kollayacak bir iş yapın ömrü hayatınızda. İtibardan tasarruf yapsalar, Kara Kış Fonu’na aktarsalar bu yıl milyonlarca yoksul rahat bir kış geçirir. Ama biliyoruz ki bizim önerilerimize bazen sadece biz söylediğimiz için bazen de bizim önerilerimizi dikkate almama çabası ile kulak kabartmıyorlar. Vatandaşlarımız merak etmesin. CHP’li belediyeler, vatandaşımıza bu kara kışı atlatmak için gereken desteği vermeye başladı.


ALBÜME YENİ BİR FOTOĞRAF EKLENMİŞ OLDU

Bizim öyle bir İçişleri Bakanı’mız var ki suç işleyen herkesle fotoğrafı var. Albümü, suçlularla çektirmiş olduğu fotoğraflarla dolu. Görevi suçu engellemek olan (Süleyman) Soylu, üstüne gitmesi gereken suçluları koruyan, kollayan, onlarla fotoğraf çekinen durumda. Mafyadan 10 bin dolar maaş alan siyasetçiden bahseden kendisi. Bu siyasetçiyi ne açıklıyor ne soruşturma yürütüyor. Ülkenin iç güvenliğini bırakmış, bütün derdi bizlere laf yetiştirmek. Soylu’nun Sezgin Baran Korkmaz’ın uçağına binerken çekilen bir fotoğrafı yayınlandı. Albüme yeni bir fotoğraf eklenmiş oldu. Demokratik bir ülkede olsaydı, sadece bu durum onun istifa ile sonuçlanırdı. Normal bir ülkede 10 kez istifa etmesini gerektirecek gerekçeleri olan İçişleri Bakanı’na 11’inci gerekçe de çıkmış oldu.


ARTIK SANDIKTAN KAÇIŞINIZ YOK

Tüm vatandaşlarımızı, 4 Aralık’ta Mersin’de yapacağımız ‘Milletin Sesi’ mitingine davet ediyoruz. Ne yaparsanız yapın, ne kadar elinizdeki olanakları kullanmaya çalışırsanız çalışın, ne kadar yalanlar üretirseniz, hakaret ederseniz edin artık sandıktan kaçışınız yok.”


“TÜRKİYE’NİN GÜVENLİKLE İLGİLİ NE KADAR SORUNLAR YAŞAYAN BİR ÜLKE OLDUĞUNU BİR KEZ DAHA GÖRDÜK”

Salıcı, Alpaslan Türkeş’i anma örenine yönelik saldırıya ilişkin yönetilen soru üzerine, “Biz, bu saldırıyı üzülerek izledi. Biz, bu saldırıyı merhumun hatırasına saygısızlık olarak görüyoruz. Bu saldırganların da bir an önce ortaya çıkarılması gerektiğini düşünüyoruz. Ankara’nın merkezinde bir yerde bir anma töreni yapılıyor. Elinde sopalarla polisin arasından geçerek o salon saldırıya uğruyor. Türkiye’nin güvenlikle ilgili ne kadar sorunlar yaşayan bir ülke olduğunu bir kez daha görmüş olduk. Umarız, bir an önce İçişleri Bakanı’mız sayın Soylu bu saldırganları bulur, yargı önüne çıkarır, hesap ne ise o sorulur” dedi.


“TÜRKİYE’NİN EKONOMİ POLİTİKALARININ MİLLİ GÜVENLİK KURULU’NDA NE İŞİ VAR”

Salıcı, CHP Sözcüsü Faik Öztrak’ın ‘Merkez Bankası’nın başına emekli albay atayın, olsun bitsin’ yorumunun sorulması üzerine ise şunları söyledi:

“Sayın Faik Öztrak’ın vurgulamak istediği çok açık. Türkiye, uzun zamandan beri liyakatten uzaklaşmış bir ülkeye dönüştü. Devletteki bütün atamalarda öne çıkması gereken şey liyakat olması gerekirken Türkiye’nin ekonomi politikaları, Milli Güvenlik Kurulu’nun gündemine gelir oldu. Türkiye’nin ekonomi politikalarının Milli Güvenlik Kurulu’nda ne işi var? Bizim ekonomi politikalarımız, Milli Güvenlik Kurulu’nda konuşmayı hak eden bir tehlike arz ediyorsa bunu kim yaptı? Türk ordusunda, erden generaline kadar bütün askerlerimizin şerefli bir şekilde görev yaptığına dair, onların terörle mücadelede önemli başarılar elde ettiğine dair hiçbir şüphemiz yok. Ama takdir edersiniz ki Merkez Bankası da liyakate uygun bir şekilde, Merkez Bankası kültüründen yetişmiş, ekonomiyi bilen, oralarda vakit geçirmiş kişiler tarafından yönetilmesi gerekir. Sayın Faik Öztrak da meseleye buradan bakarak yorumlamıştır.”