CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, hazırladığı Meclis Araştırma Önergesi’nde; 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında kurulan Meclis Araştırma Komisyonu’nun “çalıştırılmadığını” belirterek, darbe girişiminin araştırılması için Meclis’te araştırma komisyonu kurulmasını talep etti. Tanrıkulu, talebini; “Tıpkı 12 Eylül gibi 15 Temmuz’la da samimi bir biçimde hesaplaşılmamış, yaşananlar bir daha tekrarlanmayacakmış gibi yapılmıştır” gerekçesine dayandırdı.

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, 15 Temmuz darbe girişiminin yıl dönümüne bir gün kala hazırladığı araştırma önergesinde, darbe girişiminden sonra Meclis’te kurulan komisyonun görevini tam olarak yerine getirmediğini belirtti. Önergenin gerekçeleri şöyle:

“15 Temmuz darbe girişimine maruz kalan Türkiye, bu tarihten itibaren darbe koşullarında yönetilmeye başlanmıştır. Türkiye’yi 15 Temmuz’a sürükleyen olayların ve darbe girişimi sonrasında demokrasinin nasıl onarılması gerektiği, demokrasiye yönelik tehditlerin belirlenip ne tür önlemler alınabileceğinin tespiti amacıyla 26. dönemde TBMM’de Araştırma Komisyonu kurulmuştur. Ancak şunu vurgulamak gerekir ki, Darbeleri Araştırma Komisyonu’nun hikayesi bile darbeyle ilişkilerin açığa çıkarılmak istenmeyişinin tarihsel belgeleridir. Buna ilişkin bütün tutanaklar TBMM kayıtlarında vardır.


“ŞEFFAF GÜNDEM OLUŞTURMASI ENGELLENDİ”

Komisyon, darbe girişiminden hemen sonra, TBMM’de grubu bulunan tüm siyasi partilerin ortak önerisi ve oy birliğiyle kurulmuştur. Komisyon temmuz ayında kurulmasına rağmen AKP tarafından çalıştırılmamış ve çalışmalarına ancak ekim ayında başlayabilmiştir. Oybirliğiyle kurulmuş olan Komisyon, Başkanlık Divanı bütün partiler tarafından oluşturulabilecekken AKP tarafından oluşturulmuş, komisyonun çoğulcu, şeffaf biçimde gündemini oluşturması ve çalışması da engellenmiştir


“DAĞILACAK TEHDİTLERİ ALDI”

Keza komisyon görüşmelerinin yayınlanmasına yönelik ısrarlı taleplerimiz sistematik olarak reddedilmiş, hatta sosyal medya hesaplarımızdan yaptığımız yayınların etkili olması üzerine bu yayınlarımızın yasaklanması, aksi halde komisyonun dağıtılacağı tehditleri yapılmıştır. Komisyona davet etmek istediğimiz tanıklar ve kamu görevlileri çağrılmamıştır. Darbenin aydınlatılması için komisyon huzurunda dinlenmesi gereken dönemin Genelkurmay Başkanı ve MİT Müsteşarı’na, Başbakan tarafından izin verilmediği ifade edilmiş, dolayısıyla, darbe girişiminin arkasındaki olayların aydınlatılması konusunda kritik önemde olan söz konusu kişiler komisyona gelmemiş veya gelmeleri engellenmiştir.


“ERDOĞAN’IN AÇIKLAMASI SONRASI ÇALIŞMAZ HALE GELDİ”

İki kamu görevlisinin kendilerini TBMM’nin üstünde görmeleri, bilgilerini TBMM’yle dolayısıyla Türkiye ile paylaşmamaları darbeyle ilgili soru işaretlerinin bugün bile yanıtsız kalmasının sebebi olmuştur. Komisyon çalışmalarından rahatsız olan AKP ve Sayın Erdoğan, daha süresi varken, ek süre almak mümkünken, aralık ayı başında ‘Komisyon çalışmaları sonlandırılmalıdır’ açıklamasıyla çalıştırılmaz hale getirilmiştir. Nitekim bu tarihten itibaren komisyon çalışmamıştır. Komisyon, raporu zamanında yazmamış, geciktirmiştir. Raporun yazımı üyelerden gizlenmiş ve uzun bir süreden sonra rapor komisyon üyelerine tebliğ edilmiştir.


“KORSAN EKLEMELER YAPILDI”

Muhalefet şerhimizi rapora eklenmek üzere verdikten sonra TBMM tarihinde hiçbir komisyon çalışmasında görülmemiş bir biçimde, komisyon başkanı tarafından rapora korsan eklemeler yapılmıştır. Bu eklemelerin, İç Tüzüğe ve teamüllere aykırı olduğu için çıkarılması talebimiz TBMM Başkanı tarafından reddedilmiştir. Ek görüşlerimizin yazılması istenmesinden sonra, yazdığımız ek görüşler rapora eklenmiş, ancak, darbe gerçeklerini ortaya koyan muhalefet görüşlerimizin bir bütün olarak rapora ekli bir biçimde tüm parlamenterlere dağıtılması gerekirken dağıtım işlemi yapılmamış ve TBMM’de görüşülmesi sağlanmamıştır. Oy birliğiyle kurulmuş komisyon AKP tarafından bu şekilde engellenerek, raporunun dahi dağıtılmasına imkan verilmemiştir.


“12 EYLÜL GİBİ HESAPLAŞILMADI”

Dolayısıyla tıpkı 12 Eylül gibi 15 Temmuz’la da samimi bir biçimde hesaplaşılmamış, yaşananlar bir daha tekrarlanmayacakmış gibi yapılmıştır. 15 Temmuz gecesi yüzlerce yurttaşımız yaşamını yitirmiş, ağır yaralananlar olmuştur. Fakat aynı zamanda bu olay tüm yurttaşların hafızasında derin bir travma yaratmıştır. Darbeler Türkiye’nin sadece çağdaş demokrasiye ulaşma yolculuğunu duraksatmamış, aynı zamanda o güne kadar elde edilen kazanımları da ortadan kaldırmıştır. Darbelerin bedelini siyasi partilerle birlikte toplumun tüm kesimleri en ağır şekilde ödemiştir.


“DARBELERLE SAMİMİ HESAPLAŞMA İÇİN”

Vesayet ve darbeye zemin oluşturan nedenlerin ortadan kaldırılması öncelikle darbelerle samimi bir biçimde hesaplaşmaktan ve daha sonra da demokrasinin kök salmasını sağlayacak bir siyasi anlayışı egemen kılmaktan geçer. 15 Temmuz darbe girişiminin sebep olduğu travmaların üstesinden gelinerek, darbeyle, darbe girişimiyle samimi bir biçimde, her alanda hesaplaşılması; Türkiye’de bir daha darbe, darbe girişimine yönelik eylemlerin önüne geçilmesi amacıyla etkili ve somut önlemlerin belirlenerek, geçmiş dönemde yer verilmeyen Muhalefet Şerhinin de eklenerek tüm parlamenterlere dağıtılması amacıyla Anayasa’nın 98’inci, TBMM İç Tüzüğü’nün 104 ve 105’inci Maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.”

Kaynak: Anka Haber