Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi, ‘Demokrasiye Geçiş Planı’ adı altında, Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem önerisini kamuoyuna açıkladı. "Demokratik gerileme yaşıyoruz" diyen Genel Başkan Ali Babacan, “Ülkemizin bu ‘gerileme’ döneminin ardından bir ‘çöküş’ dönemine girmesine müsaade etmemek için yola çıktık” dedi. Babacan, "Türkiye’yi Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem'e davet ediyoruz" diye konuştu.

DEVA Partisi Genel Başkan Ali Babacan, partisinin genel merkezinde bugün düzenlediği basın toplantısında parlamenter sistem önerilerinin ayrıntılarını anlattı.

"DAVETİMİZ DEMOKRASİMİZİ AYAĞA KALDIRMAK İÇİNDİR"

Babacan, özetle şunları söyledi:

"Taraflı cumhurbaşkanlığı sistemi tarihimize bir 'gerileme dönemi' olarak geçti. Evet, ciddi bir 'demokratik gerileme' yaşıyoruz şu anda. Bizler, DEVA Partisi kadroları olarak, ülkemizin bu 'gerileme' döneminin ardından bir 'çöküş' dönemine girmesine müsaade etmemek için yola çıktık. DEVA Partisi olarak, Türkiye’nin 'gerileme dönemi' dediğimiz bu sistem krizini aşmak amacıyla yasama, yürütme ve yargıyı ayrı ayrı güçlendirmek gerektiğine inanıyoruz. Sistemi özgürlükçü, katılımcı ve çoğulcu bir demokrasi anlayışıyla yenilemek gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye’yi, vatandaşlarımızın yönetimin her aşamasında ve her kademesinde etkin ve güçlü olduğu yeni bir sisteme davet ediyoruz. Türkiye’yi özetle, güçlendirilmiş parlamenter sisteme davet ediyoruz. Bu davetimiz, özgürlükçü, katılımcı ve çoğulcu demokrasi içindir. Davetimiz, demokrasiyi bütün kurum ve kurallarıyla yaşatan, kuvvetler ayrılığını tesis ederek, etkin denge ve denetleme mekanizmalarını güçlendiren yepyeni bir model içindir. Davetimiz, ağır-aksak ya da eksik-gedik değil, tam demokrasi içindir. Davetimiz, yepyeni bir toplumsal mutabakat sağlayarak demokrasimizi ayağa kaldırmak içindir."


Babacan, parlamenter sistem önerilerini şöyle açıkladı:

ESKİ SİSTEMİ DE ELİMİZİN TERSİYLE İTİYORUZ

“Amacımız, asla geçmişte uygulanan tekçi, merkeziyetçi, çoğunlukçu ve vesayetçi sistemlere geri dönmek değildir. Asla eski sistemin eksik demokrasisiyle yetinmeyeceğiz. Bizler, kâğıt üstünde parlamenter sistem olan, ancak uygulamada hak ve özgürlüklerimizi gasp eden, yönetimde sürekli krizlere yol açan eski sistemi de elimizin tersiyle itiyoruz. İşte bu nedenle güçlendirilmiş parlamenter sistem ile yepyeni bir dönemin temellerini atıyoruz. Bu temelin sağlam olması, hak ve özgürlüklerin güçlenerek korunmasına bağlıdır.


BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ

Temel hak ve özgürlükleri, etnik köken, dil, din, mezhep, cinsiyet, yaşam tarzı, siyasi ve sosyal aidiyet farkı gözetmeksizin tüm insanlar için güvenceye alacağız. Ötekileştirme hissi doğuran tüm uygulamalara son vereceğiz. İfade, toplanma ve örgütlenme özgürlüklerinin önündeki bütün engelleri kaldıracağız. Basın özgürlüğünü evrensel ölçülerde güvence altına alacağız. Sivil toplumun önündeki yasal ve yapısal engelleri kaldıracak, sivil toplumun etkinliğini ve verimliliğini artıracak düzenlemeler yapacağız. Kadınları toplumsal ve ekonomik açıdan güçlendirici tedbirler alacak, siyaset ve devlet yönetimindeki temsilini artıracağız. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararların derhal yerine getirilmesini güvence altına alacağız.


MECLİSİN BÜTÇE HAKKINI TEMİNAT ALTINA ALACAĞIZ

Güçlendirilmiş parlamenter sistem ile sistemin tam merkezinde olan Gazi Meclis’imizi ayağa kaldıracağız. Taraflı cumhurbaşkanlığı sisteminin önemsizleştirdiği Meclis’imize itibarını iade edeceğiz. Yürütmenin yasama üzerinde kurduğu tahakkümü kıracağız. Meclis’in yasama ve denetleme fonksiyonlarını etkin bir şekilde yerine getirmesini sağlayacağız. Meclis’te kanun yapım sürecini demokratikleştirecek, Meclis’in yürütmeyi denetleme yetkisini güçlendireceğiz. Meclis’in bütçe hakkını teminat altına alacağız. Meclis’teki demokratik temsili güçlendireceğiz.


CUMHURBAŞKANINA TEMSİLİ YETKİLER

Güçlendirilmiş parlamenter sistemde yasamayı güçlendirirken yürütmeyi zayıflatmayacağız. Bu doğrultuda; istikrarlı bir yönetim sağlamak amacıyla cumhurbaşkanı, başbakan ve bakanlardan oluşan bir yürütme organı oluşturacağız. Yürütmeye dair icra-i yetkilerin bakanlar kurulu tarafından kullanılmasını sağlayacağız. Cumhurbaşkanını temsili yetkilerle donatacağız. Cumhurbaşkanının toplumun her kesimine eşit yakınlıkta olmasını sağlamak amacıyla partili cumhurbaşkanı uygulamasına son vereceğiz. Cumhurbaşkanının, görevini yerini getirirken tarafsız olmasını sağlayacağız. Ocu-bucu demeden, beriki-öteki demeden halkın her kesimine eşit yakınlıkta bir cumhurbaşkanlığı makamı olmasını hedefleyeceğiz.


SİYASAL ETİKLE İLGİLİ YASAL DÜZENLEME

Hükümet istikrarını sağlayacak tedbirler alacağız. Kamu yönetimini, hukuka bağlı, liyakate dayanan, şeffaf ve hesap verebilir bir yapıya kavuşturacağız. Siyasi etikle ilgili yasal düzenlemeyi de mutlaka gerçekleştireceğiz. Yürütmeyi nitelikli bir şekilde güçlendirirken yerel yönetimleri de güçlendireceğiz. Merkezî idarenin yerel yönetimler üzerindeki vesayet yetkisinin kullanımını sınırlayacağız, sadece bir hukuki denetimle bu işi çerçevelemiş olacağız.


YARGININ DA GÜCÜNÜ MİLLETTEN ALDIĞI BİR SİSTEME GEÇECEĞİZ

Yeni sistemle birlikte, yargı bağımsızlığını ve tarafsızlığını teminat altına alacağız. Hukuk devleti ilkesini, sadece anayasada yazan, ancak uygulanmayan bir ibare olmaktan çıkartıp ete kemiğe büründüreceğiz. Bu kapsamda, yüksek yargı kuruluşlarının demokratik meşruiyetini güçlendireceğiz. Yargının da gücünü milletten almasını sağlayacağız. Siyasi iktidarın yargıya müdahale kapılarını da derhal kapatacağız. Demokratik siyasal sistemin merkezinde yer alan Anayasa Mahkemesi’nin etkinliğini artırmak ve bağımsızlığını güçlendirmek amacıyla da gerekli her türlü düzenlemeleri yapacağız. Mahkemeye bireysel başvuru hakkının kapsamını genişleterek temel hak ve özgürlükleri daha güçlü bir şekilde teminat altına alacağız. Güçlendirilmiş parlamenter sistem davetimiz, toplumun tüm kesimlerinedir. Tüm vatandaşlarımızı, bu demokratik gerilemeyi durdurmaya davet ediyoruz. Halkımızı, adil, özgürlükçü, eşitlikçi bir Türkiye’yi hep beraber inşa etmeye davet ediyoruz."

Kaynak: Anka Haber