MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu. Bahçeli konuşmasında, İYİ Parti lideri Meral Akşener’in kendilerinden “küçük ortak” şeklinde bahsettiğini hatırlatarak, “Biz küçük ortaklıktan gocunmuyoruz.” dedi.

Bahçeli: “Başı rahmet ortası mağfiret sonu ise cehennem azabından kurtuluş olan Ramazan 11 ayın sultanıdır. Bu kutlu ay inananlar için bereket ve bolluk vahası, sabır ve hoşgörü vadisidir. Doğru yolun delili olan yüce kitabımızın indirildiği aydır. İnsanlığın maruz ve mahrum kaldığı belaların dallandığı dönemde nefis temizliğine, vicdan tefekkürüne çok ihtiyacımız vardır. Bu ihtiyaç her geçen gün daha da şiddetlenmektedir. İnsanlık tehlikeli bir girdabın ortasındadır. Bir yandan süre gelen kanlı çatışmalar, sonuçsuz çekişmeler, iç savaşlar, hakimiyet kavgaları, istikrarsız coğrafyalar, ekonomik zorluklar varken, diğer yanda gözle görülemeyecek kadar küçük bir virüsün insanlığa meydan okuyuşu söz konusudur. İlkel dürtüler, ilkesiz yönetimler beşeriyetin susadığı barış, refah ve huzur ortamını perdelemektedirler.

Covid-19 böyle bir dönemde insanlığa musallat olmuştur. Elbette her şey Allah’tandır. Her zorluğun içinde bir kolaylığın olacağını unutmadan önce tedbiri sonra tevekkülü rehber edinmeliyiz. Bu mübarek ayda kendimize dönerek, sevdiklerimize yönelerek akıp giden hayatın hızını keserek virüsün yayılımını engelleyebiliriz. Vuslat için sabretmeliyiz, biraz daha dişimizi sıkmalıyız. Covid-19’dan kurtulabilmek için seferberlik halinde hareket etmeliyiz. Dayanışmanın, duyarlılığın, empatinin güzelliğini hep birlikte göstermeliyiz.

Terörle mücadele kararlılık ve kahramanlıkla sürdürülmektedir. Eren Operasyonları başarıyla ve yüksek bir moralle icra edilmektedir. PKK’nın yuvalandığı yerler temizlenmektedir. Hainler Türk devletinin gücünü ve kudretini görmüşlerdir. Onlar kaçacak biz kovalayacağız. Onlar saklanacak biz bulacağız. Şehitlerimizin hesabını sonuna kadar soracağız. PKK can çekişmekte, her yerinden dağılmaktadır. Bu kanlı ve hain şebeke çocuklardan bile terörist devşirecek kadar haindir, şerefsizdir. HDP ile ittifak kuranlar aynı zamanda çocuklarımızın düşmanıdır. Terörist Demirtaş’a müspet yaklaşanlar çocuklarımızın, kadınlarımızın, güvenlik güçlerimizin karşısında oluşmuş zillet cephesidir. 3 Eylül 2019’dan itibaren Diyarbakır’da başlayan haklı eylemlerle HDP il binaları önünde evladının peşine düşen anaları selamlıyorum. 7 Nisan’da Zeytindalı Harekat Bölgesi’nde kahraman uzman çavuşlarımız, 9 Nisan’da Eruh’ta kahraman uzman çavuşumuz şehit oldular. Türk Yıldızlarına ait eğitim uçağının kaza kırıma uğraması sonucu pilot yüzbaşı şehit düştü. Milli varlığımız üzerinde operasyon yapmak isteyen emperyalist ve uşaklarını asla affetmeyiz.

Milli şahsiyetleri ihmal etmek, tarihin çağrılarına kulak tıkamak bir milleti zamanda öksüz bırakacaktır. Milletimize ve devletimize hizmeti geçmiş müstesna isimleri saygıyla hatırlamak hepimizin boyun borcudur. Rahmetle yad ettiğimiz merhum Fevzi Çakmak adına ve şanına yakışır şekilde konuşulmamaktadır. Cumhuriyet döneminde Atatürk, orduyu teslim ettiği Fevzi Paşa’ya güven duymuştur. Bu güvenin kaynağı askerin siyasete karışmasına karşı oluşu, meşru hükümete sadakat ve itaatidir. Merhum İnönü’nün Cumhurbaşkanı seçilmesinde tarihi rolü olduğu herkesin ortak kanaatidir. Önce Demokrat Parti listesinden bağımsız milletvekili oluşu, sonra Millet Partisi’ne katılarak demokrasi mücadelesi yürütmesi takdire şayandır. Fevzi Paşa 10 Nisan 1950’de hayata gözlerini yummuş, dönemin hükümeti cenaze günü şarkılar türküler yayınlayarak vefasızlığı tescillemiştir.

1948’de kurulan Millet Partisi de, MHP’nin siyaset kaynağıdır. TSK, millet ordusudur, kanun ordusudur, kahramanlık onurudur. Ülkesine aşkla hizmet etmektedir. Bazı müfteri zihniyetlerin TSK’yı karalaması, töhmet altında bırakması adi bir tuzaktır. Demokrasi muhaliflerinin günlük siyasi tartışmalarının içine çekme gayreti suçluluk psikolojisidir. Milli birlikte ve beraberliği bozmayı hedefleyenler, beka mücadelesini dinamitlemek isteyen mihraklardır. Demokrasi ve milli irade üzerinde oynanan oyunun gayesi barış ortamını baltalamaktır. 104 emekli amiralin servis ettiği darbe bildirisini haklı çıkarmaya, düşünce özgürlüğü kisvesiyle maskelemeye çalışanlar vesayetçi çevrelerdir. Bu bildirinin arkasında duranların kimler olduğu, neyin amaçlandığı bağımsız ve tarafsız mahkemelerce bulunacaktır. İmza atmayan ama gruba üye olan emekli bir amiral yayınlanmadan önce değiştirildiği iddiasını dile getirmiştir. Madem öyle 104 amiralden biri niye itiraz etmedi?

Talat Aydemir’in 1963’teki ikinci darbe teşebbüsü sadece emekli bir albay olduğunu Kılıçdaroğlu dışında bilmeyen var mıdır? CHP Genel Başkanı’na milletimiz nasıl güvenecek, nasıl inanacaktır? Kılıçdaroğlu’nun zihni melekeleri iyice laçkalaşmaktadır. İleri derecede su kaynatmaktadır. Kılıçdaroğlu cumhurbaşkanlığı seçimini kazanacağından eminse aday olsun. Korkakça değil, mertçe huzura çıksın. Elinden tutan yok, önüne geçen yok, mani yok. Kılıçdaroğlu geçen haftaki grup toplantısında milliyetçilik hakkında işkembeden sallamış. Diliyle omzunu kaşıyan CHP başkanı, sudaki balığa soğan doğruyor. Yıkık değirmende 6 ay bekleyen Kılıçdaroğlu, milliyetçiliği bana da gösterecekmiş. Milliyetçilik senin neyine? Alçak eşek binmeye kolaydır, senin milliyetçiliğin ise yalan üstüne yalan koymaktır. Kendisine tavsiyemiz nifak saçan diline hakim olsun, bizden de uzak kalsın. Aynı üslup İP’in başkanında da vardır. Bize devamlı ‘küçük ortak’ diyor. 104 emekli amirale ‘zevzek’ diyen bu iplikçi başı mahalle aralarında dedikodu yapar gibi konuşmaktadır. Biz küçük ortaklıktan gocunmuyoruz. Büyüklüğün Allah’a mahsus olduğu inancındayız.

Karadeniz’in yeni egemenlik mücadelelerine sahne olmaması beklentimizdir. Moskova yönetiminin Donbas bölgesine askeri müdahale seçeneğinin masa olduğunu söylemesi, ABD’nin savaş gemilerini göndermesi milli güvenliğimiz adına endişe vericidir. Kırım’ın ilhakı henüz kanayan bir yaradır. Bölgesel çatışmadan kaçınmak, diplomasinin diliyle hareket etmek, uzlaşma kanalları açmak herkesin çıkarınadır.

Kaynak: Haberiniz