İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, uzun yıllardır kirliliği ve kokusuyla Kadıköylülere çile yaşatan, kendi döneminde ıslah edilerek eski günlerine kavuşturulan Kurbağalıdere kenarında önemli mesajlar verdi. Marmara Denizi’ndeki deniz salyası sorunundan tüm çevre sorunlarını olumsuz yönde tetikleyecek olan Beton Kanal’a kadar birçok konuda görüşlerini dile getiren İmamoğlu, “Bu şehir, şunu kaldırmıyor artık. Daha çok bina yapalım, daha çok beton yapalım. Yani Kalamış’ın şu hali bize yetmiyor; buraya binalar yapalım, başka başka tesisler kuralım… Bu şehir bunu kaldırmıyor arkadaş; kaldırmıyor. Kal-dır-mı-yor. Bakın; bu hataların her birimiz bir parçası olmuş olabiliriz geçmişte. Her birimiz, bir eksik yapmış olabiliriz. Çevreye kötü davranmış olabiliriz. Sıkıntılı birtakım hareketleri, her birimiz küçücük de olsa, büyük de olsa yapmış olabiliriz. Ama pişman olma zamanı be! Pişman ol yahu! Ya bir defa da bu şehri içten sev ya” ifadelerini kulandı.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu; kokudan ve kirlilikten arındırılan, “o eski halinden” eser kalmayan Kadıköy Kurbağalıdere’de vatandaşlarla bir araya geldi. CHP milletvekilleri Turan Aydoğan ve Mahmut Tanal, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile Kadıköy Belediye Başkanı Şerdil Sara Odabaşı da Kurbağalıdere ziyaretinde İmamoğlu’nu yalnız bırakmadı. İBB üst yönetimi ve bürokratlarının da hazır bulunduğu gezide, İmamoğlu, vatandaşlar tarafından alkışlarla karşılandı. İBB bürokratları tarafından çalışmalarla ilgili bilgilendirilen İmamoğlu, yol boyu kurulan ve denizden çıkarılan atıklardan üretilen sanat eserlerinin sergilendiği stantları gezdi. Sanatçılarla sohbet eden İmamoğlu’na, bir standa, yine atık malzemelerden üretilen tablo hediye edildi. Kendilerini “LGS anneleri” olarak tanımlayan bir grup vatandaş, İmamoğlu ile fotoğraf çektirdi. İmamoğlu’nun annelere yanıtı; “Heyecan yapmasınlar; her şey çok güzel olacak” oldu. İBB Başkanı’na yol boyu sevgi gösteren vatandaşlardan biri, elindeki küçük pastayla, İmamoğlu’nun doğum gününü kutladı. 


“BU İŞİN MİLLETİ, ÜLKESİ OLMAZ”

Yarın, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Marmara Belediyeler Birliği tarafından Kocaeli’nde düzenlenecek çalıştaya davetli olduğunu belirten İmamoğlu, “Bu konuyu, yarın orada konuşacağız. Bu sorunu çözmeye dönük bir modeli gerçekleştirilebilirsek, ne mutlu bize. Bu işin partisi, A kişisi, B kişisi olmaz. Daha ileri de gideyim: Bu işin milleti, ülkesi de olmaz. Çevreye burada verdiğiniz bir zararın, bir bakmışsınız bir başka ülkede bedelini ödeyen insanlar olabilir. Aynı şekilde bu, bizim için de geçerli. Hatırlayın; Karadeniz’in karşısında bir nükleer facia yaşandı. Yıllarca onun korkusuyla yaşadık. O bakımdan çevreyi korumak, insani bir sorumluluktur. Sadece milli bir sorumluluk değildir” diye konuştu. 



“BİR DEFA DA BU ŞEHRİ İÇTEN SEV YA!”

“Bu şehir, şunu kaldırmıyor artık” diyen İmamoğlu, içinde bulunduğumuz durumu, “Daha fazla yapalım, daha çok bina yapalım, daha çok beton yapalım. Yani Kalamış’ın şu hali bize yetmiyor; buraya binalar yapalım, başka başka tesisler kuralım… Bu şehir bunu kaldırmıyor arkadaş; kaldırmıyor. Kal-dır-mı-yor. Bakın; bu hataların her birimiz bir parçası olmuş olabiliriz geçmişte. Her birimiz, bir eksik yapmış olabiliriz. Çevreye kötü davranmış olabiliriz. Sıkıntılı birtakım hareketleri, her birimiz küçücük de olsa, büyük de olsa yapmış olabiliriz. Ama pişman olma zamanı be! Pişman ol yahu! Ya bir defa da bu şehri içten sev ya. Burayı, bu güzelliği sizinle paylaşmaya geldim ama bu çevre gününde ben sizinle bir de dertleşmeye geldim. Beni dinleyen her vatandaşımıza, buradan çağrı yapıyorum: Bu meseleyi ciddiye alın. Dünyanın en güzel şehri, bize emanettir. Bütün insanlığın bize emanetidir. Yetmez; Fatih Sultan Mehmet'in emanetidir, Mustafa Kemal Atatürk'ün emanetidir. Hepimizin geçmişinin bize emanetidir. Emanete ihanet olmaz; yapmayın. Yani benim doğduğum köyümde kopan bir dal, benim canımı yakıyor. Yani benim köyümde yakıyor da İkizdere’de yakmıyor mu canımı?  Orada koparılan ağaçlar ve dallar, içimi dağlıyor. Yakmıyor, dağılıyor. O bakımdan, bizim doğaya zarar vermeye artık haddimiz yok; milletçe de tahammülümüz yok. Bu yönüyle sizlerle dertleşmek istedim” sözleriyle somutladı.