İYİ Parti TBMM Grup Başkanvekili ve İzmir Milletvekili Müsavat Dervişoğlu, seçim barajının yüzde 7'ye indirilmesi tartışmalarıyla ilgili, "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçtiğimizden beri yönetimde istikrardan bahsetmek mümkün olmamıştır. İktidar, yasa yapma gücünü milletin iradesini manipüle etme amacıyla silaha dönüştürürse şunu bilsinler ki hiçbir silah sahibine sadık değildir. Günü geldiğinde onları vurur" dedi.

Müsavat Dervişoğlu, partisinin İzmir İl Başkanlığı'nda gündeme dair açıklamalar yaptı. AKP ve MHP tarafından seçim barajının yüzde 7'ye indirilmesi çalışmalarını değerlendiren Dervişoğlu, yüz yüze eğitimin büyük sıkıntılar içinde başladığını belirterek İzmir özelindeki sorunlara değindi.

İzmir'in gelecek yıl 100. kurtuluş yıldönümünü kutlayacağını belirten Dervişoğlu, "100. yıl için şimdiden hazırlıklara başlanmasını, önümüzdeki yılın İzmir yılı olarak tarihe geçmesini temenni ediyorum" dedi.


"ÖĞRENCİLER KENDİ SIRALARINI TAŞIYOR"

Yeni eğitim yılının sancılı başladığını vurgulayan Müsavat Dervişoğlu, şöyle konuştu:

"Birtakım eksiklikler ve yetersizlikler var. Öğretmen açığı bunların başında geliyor. 26 Haziran tarihinde Cumhurbaşkanı, bir yurt içi gezisinde kendisine öğretmen açığı olduğu yönündeki teklif iletildiğinde, açık olmadığını söylemişti. Oysa Sayıştay raporuna göre 450 bin, MEB'in açıklamasına göre de 107 bin öğretmen açığı bulunmaktadır. 35 bin öğretmen ataması yapıldı. Bu açığın zaman kaybetmeden kapatılmasını bekliyoruz. Ücretli öğretmenlerin kadroya alınması talebini de tekrarlıyoruz. Atanamayan öğretmenlerin sayısı 500 bine yaklaşırken Türkiye hala senede 40 bin öğretmen yetiştiriyor. Milli Eğitim Bakanlığı'nın plansızlığı yüzünden de sancı giderek büyüyor.

Deprem felaketi geçirmiştik. Bazı okullarımızda eğitime devam edilemiyor. Bu okullar başka yere taşınarak eğitimin devam etmesi çalışmaları sürüyor. Güzelbahçe'de 60. Yıl Anadolu Lisesi binası kullanılamaz durumda. Başka bir yere taşındı. Öğrenci velileri ve öğretmenlerle temaslarda bulundum. Ödenek sorunu yaşadıkları için taşınma işlemini bile doğru yapamıyorlar. Yük, veli ve öğrencilerin sırtına kalmış. Gözlerimle gördüm. Öğrenciler sıra taşıyor. Öğrencileri eğitim yapacakları okulda bu duruma düşüren zihniyetin kendisini gözden geçirmesini temenni ediyorum.”


"DEPREMZEDELER ÇÖZÜM BEKLİYOR"

İzmirli depremzedelerin, çiftçinin ve üreticinin sorunlarına değinen Dervişoğlu şöyle devam etti:

"Ağır, orta hasarlı ve yıkılan binalar var. Belirsizlik devam ediyor. Zarara uğramış vatandaşlarımızın sorunların nasıl çözüleceğine dair ciddi açıklamalar bekliyoruz. Emsalden kaynaklı sorunlar var. Depremzedeler dernekler kuruyorlar ama ne hazindir ki resmi bir muhatap bulamıyorlar. Bu sorunun da sonuna kadar takipçisi olacağımızı ifade ediyorum. Kentsel dönüşümün ranta dönüşme çabasının sürdürülmesi noktasındaki itirazımızdan vazgeçmeyeceğimizi ilan ediyorum.

Torbalı'da, Menderes ve Selçuk'ta çeşitli temaslarda bulundum. Girdi maliyetlerinin aşırı yükselmesi ama ürün fiyatlarının yerinde sayması nedeniyle çiftçimiz zor durumda. Yem fiyatları yükselirken süt fiyatlarında artış olamamış. Çiftçilikten vazgeçme eğilimine şahit oldum. Sebze üreticileri, fiyatların tüccarların vicdanına bırakılmasından mustarip. Özellikle domates üreticileri Torbalı'da ürünlerini kaldırmadan tarlasını sürmüş. Biz, onların bu yılı nasıl geçireceğini bir yara olarak hissediyorsak hükümetin de aynı acıyı, ıstırabı hissederek sorunlara çare aramak mecburiyetinde olduğunu hatırlatıyorum. Esnaf perişan durumda. Kredi borçları, haciz ve icralarla boğuşuyorlar. Türkiye sanki güllük gülistanlık bir ülkeymiş gibi tarif ediliyor. İktidar, yapması gereken işlere bakmalı."

İzmir'in trafik sorununun çözülmesi için ciddi adımlar atılması gerektiğini dile getiren Dervişoğlu, şunları söyledi:

"Hem merkezi yönetim hem de yerel yönetimin koordinasyon içinde bu sorunu çözme yolunda adım atmasını beklemekteyiz. Torbalı'nın Pamukyazı mahallesinde önemli bir mesele var. Köyün muhtarı ve yaşayanlarla toplantı yaptık. Görüşmelerin sonucunda da ciddi bir sorunla karşı karşıya bulunduklarını gördük. Orada bir kavşak yapılmış. Sanki mühendisler burada ‘trafik akışını nasıl sağlarız’ yerine ‘kaza nasıl yapılır’ diye çalışma yapmış gibi. İki defa o kavşaktan döndüm, her ikisinde de kaza olma ihtimali kendini hissettirdi. Yol çalışması da yapılmış. Mahalle ortadan ikiye bölünmüş. Ne bir üst geçit ne alt geçit ne de yaya geçidi var. Ölümlü trafik kazaları oluyor. Sorunun çözümünü yetkililerden talep ediyorum."


“MİLLET İTTİFAKI’NIN RUHU YAŞAMAKTADIR”

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Cihan Paçacı'nın, "Kemal Bey (Kemal Kılıçdaroğlu) son dönemde sürekli tekil konuşuyor" açıklaması üzerinden Millet İttifakı ile ilgili yapılan yorumlara değinen Dervişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Millet İttifakı'nın Cumhur İttifakı'ndan farklı bir yanı var. Biz Cumhuriyet Halk Partisi'yle Millet İttifakı'nı kurarken her iki ittifakı da bir protokole bağlamıştık. Her ittifakın kendi içinde oluşmuş şartları var. Sayın Paçacı'nın açıklamasının bir bardak suda fırtına koparacak önemde olduğunu düşünmüyorum. Millet İttifakı'nın ruhunu yaşatmamızı millet istiyor. Bu isteği karşılamakla mükellefiz. Millet İttifakı sıradan değildir. Milletin talebiyle oluşmuştur. Kısır tartışmalarla bozulmasını beklemek abesle iştigal olur. Havuz medyasındaki yorumcular, Millet İttifakı'nda sorunlar varmış gibi sunuyorlar. İzmir'de Büyükşehir Belediye Başkanımız bir açıklamada bulunmuştu. 'Sandıklar açıldığı andan itibaren fiilen bitmişti' diye. O ittifakın ruhu yaşamaktadır. Millet bizden ittifakı sürdürmemizi istiyor. Cumhuriyet Halk Partisi'yle görüş ayrılıklarımız olabilir. Bu Millet İttifakı'na zarar vermez. Sayın Tunç Soyer söyledi. Ben pelikanların bile belediye başkanıyım" diye. Vatandaşlarımız, pelikanlardan daha fazla ilgi görme talebini güncelliyor.

İzmir hem nüfusu hem sorunları büyük olan bir kent. Vatandaş olarak merkezi yönetimle yerel yönetim arasında uyum olması beklentimiz var. Hükümetin, İzmir'le rekabet etmek gibi, İzmir'in iradesiyle rekabet etmek gibi bir problemi var. Hükümete bu sorunu aşmasını öneriyorum. İzmir halkının iradesiyle rekabet etmek, İzmir halkıyla inatlaşmak bu iktidara fayda getirmeyecektir. "


"HİÇBİR SİLAH SAHİBİNE SADIK DEĞİLDİR"

Seçim kanunu değişikliği ve barajın yüzde 7'ye düşürülmesi gündemiyle ilgili değerlendirme yapan Dervişoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

"Seçim kanunu değişikliğinden bahsediyorlar. Kanunun bütünü, kapı arkasında hazırlandığı için sadece baraj bölümü tartışılıyor. Bütünüyle ele alıp, Türkiye'nin yararına mıdır onu tartışmak lazım. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçtiğimizden beri yönetimde istikrardan bahsetmek mümkün olmamıştır. İktidar, yasa yapma gücünü milletin iradesini manipüle etme amacıyla silaha dönüştürürse şunu bilsinler ki hiçbir silah sahibine sadık değildir. Günü geldiğinde onları vurur. Baraj meselesi üzerinden derin tartışmalara girmenin yerinde olduğu kanaatinde değilim. Belki de hiç olmasın noktasına götürecek bir kanaat de olabilir."

Kaynak: Anka Haber