İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin Meclis'teki grup toplantısında konuştu.

ÇİN'E TEPKİ GÖSTERDİ

Çin Büyükelçiliği, Twitter’dan, beni ve Sayın Mansur Yavaş’ı tehdit etti. Çin Merkez Komitesi Türkiye Komiseri,  fahri Çinli, Cinping Perinçek’in gayretleri yetmemiş olacak, bizzat Çin Devleti’nin kendisi, devreye girmiş.

Dava arkadaşlarım;

Nedense, bu bildiriyle ilgili duruşumuza, Ak Parti değil, küçük ortağı daha çok bozulmuş.

Sayın Erdoğan teşekkür etti diye olsa gerek, 

küçük ortak, dünkü grup konuşmasında köpürdükçe köpürmüş…

Anayasa Mahkemesi’nden sonra, 

hızını alamayıp, yakında Deniz Kuvvetleri’nin de kapatılmasını isterse şaşırmayın.

Allah Sayın Erdoğan’a sabır versin.

Dün şerefsiz dediğine, bugün “mübarek” deyip,

Dün mektup yazıp, “iktidarı uyarın.” diye yalvardıklarına da, bugün “şerefsiz” diyebilen;

Tutarsız duruş ve söylemleriyle, ülkeyi germekten başka bir fonksiyonu bulunmayan birinin üstünde, 

gereğinden fazla durmak istemiyorum.

Ama bu vesileyle, huzurunuzda Sayın Erdoğan’ı uyarmak zorundayım.

Sakın ola, çok ciddi bir öfke kontrol problemi olan, küçük ortağının dolduruşuna gelip,

bildiriyi yazanlara, abuk sabuk cezalar verdirmeye kalkma.

Sorumsuzluktan darbecilik devşirmeye çalışıp da, ülkeye daha fazla zarar verme.

Sağduyuyla yürüttüğün süreci, böyle şaibeli bir yola sokup da, 

memleketi daha fazla huzursuz etme.


Dava arkadaşlarım;

Dün, küçük ortağın haftalık öfke nöbetinin hemen sonrasında,

çok enteresan bir şey oldu.

Çin Büyükelçiliği, Twitter’dan, beni ve Sayın Mansur Yavaş’ı tehdit etti.

Çin Merkez Komitesi Türkiye Komiseri, 

fahri Çinli, Cinping Perinçek’in gayretleri yetmemiş olacak, 

bizzat Çin Devleti’nin kendisi,devreye girmiş.

Neden?

Çünkü bir süredir, iktidar ve küçük ortağını, Perinçek ve Çin’in esaretinden kurtararak,

Uygur kardeşlerimiz için adım atmalarını sağlamaya çalışıyoruz.

Çünkü, Türkistan’da yaşanan insanlık dramına susmadık, susmayacağız.

Sosyal medyadan bir paylaşım yapmışlar.

Demişler ki;

“Çin tarafı, herhangi bir kişi veya gücün, o güç biz oluyoruz,  

Çin’in egemenliğine ve toprak bütünlüğüne, herhangi bir şekilde meydan okumasına, 

kararlılıkla karşı çıkmakta ve bunu şiddetle kınamaktadır. 

Çin tarafı, haklı karşılık verme hakkını saklı tutmaktadır.”

Bak sen hele…

Perinçek’in patronu da, aynı küçük ortak gibi, çok kızmış.

Perinçek’le iş tutanların hepsi, aynı durumda demek ki…

Öncelikle belirtmek isterim ki;

Bizim, herhangi bir ülkenin egemenliğiyle ilgili bir sorunumuz yok.

Ama bizim, Çin’in, egemenlik adı altında,

Uygur kardeşlerimize yaptığı zulümle ilgili, çok büyük bir sorunumuz var.

Biz, “insan hakları diyoruz, adalet.” diyoruz.

Biz, “Doğu Türkistan’daki Müslüman Türk’ün, namusuna uzanan, 

mabedine değen o eli çekin.” diyoruz.

Biz, “Uygur Soykırımını Durdurun!” diyoruz.

Bu kadar basit.

Biz, bu meseleyi, sadece soydaşlarımız olduğu için değil, 

aynı zamanda, bir insanlık sorunu olduğu için önemsiyoruz.

O nedenle bu kürsü, Doğu Türkistanlı bir evladımızın, 

tümdünyaya gerçeği haykırabildiği tek kürsüdür.

Bu kürsü, hakkın, hakikatin gür bir sesle dillendirildiği kürsüdür.

Bu kürsü, Milletin Kürsüsü’dür!

Bizi saraydaki muhataplarınızla karıştırmayın.

Bu tehditler bize sökmez.

Biz bu mücadeleyi, bugün Türkiye’de bu kürsüden veririz,

Yarın, gün gelip de iktidar olduğumuzda, uluslararası toplumu karşınıza diker, öyle veririz.

Ama bu mücadeleden asla vazgeçmeyiz.

Ve o pis elinizi, Uygur’un sinesinden çekene kadar da, mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz.

Bunu böyle bilesiniz.