İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, esnaf ziyaretlerine devam ettiği Malatya gezisine Battalgazi ilçesinde esnafın derdini dinleyerek başladı.


Akşener, esnaf ziyareti sırasında basına bir açıklama yaptığı ve gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. 

Akşener, açıklamasında uzun zamandır esnaf ziyaretlerine devam ettiğini, ziyaretlerinin amacının esnafın derdini dinlemek, çözüm önerileri ile birlikte Meclis’te dile getirmek, farkındalık yaratmak ve seçmeni velinimet yapmak olduğunu söyledi. 

Esnafın son dönemde unutulduğunu, talep edilenleri iktidarı uyararak dile getirdiklerini söyleyen Akşener, basın mensuplarına da ziyaretlerini izledikleri için teşekkür etti ve konunun sadece basın olduğu, yerel basına da yer verdiği bir grup toplantısı yapacağını da sözlerine ekledi. 


Akşener açıklamasının ardından bir gazetecinin esnafın ortak sorunu nedir sorusuna şu cevabı verdi: 

“Elektrik parası, zincir marketler. Pandemi ile birlikte temel problem kira yardımını direk istediler biz onların talebini gündeme getiriyoruz. Çalışan başına 10 bin lira önermiştik. Esnafın şöyle bir sorunu var her ürünün pahalandığını buna karşılık alım gücünün düştüğünü söylüyorlar. Kısa çalışma ödeneğinin uzatılmasını istiyorlar. Kredilerin bir yıl daha uzatılmasını ve faizsiz olmasını itiyorlar. Bunlar yapılabilir mi? Yapılabilir. Bağkur primlerine zamdan çok şikayet var. Biliyorsunuz hem elektriğe hem doğal gaza zam yapıldı. Özellikle kadınların derdi çok büyük. Esnaf aynı zamanda daha ilginç bir biçimde çocuklarının işsizliğinden şikayet ediyor. Bunlara dikkat çekiyorum, onun için buradayım.” 


Akşener, Kanal İstanbul ile ilgili düşüncellerinin sorulması üzerine ise şunları söyledi: 

“Başından beri bir tutumumuz oldu, o da şu; biz milliyetçi, demokrat ve kalkınmacı bir partiyiz. Dolayısıyla mega projelere dış dünyadan gelecek yatırımcıya itirazımız yok. Fakat yatırımlarla ilgili şu sorulur genellikle bu doğru bir yatırım mı diye, birincisi işsize çare buluyor mu? İstihdam yaratıyor mu? İnşaat yapıldığı dönemde geçici istihdam sağlıyor, kalıcı sağlamıyor. Üretime cevaz veriyor mu, üretim oluyor mu? Hayır. Peki vatandaşın refahına katkıda bulunacak mı? Hayır. Dolayısıyla oraya yatırılan para ile kim kazanıyor diye baktığımızda orada müteahhitler kapanıyor, yer kapatmış insanlar kazanıyor. Beraber gezdik durumu görüyorsunuz, halbuki, şimdi istihdam yaratacak fabrikalar, üretim merkezleri, teknoloji merkezleri, gençlerimiz girişimcilik yapmak istiyor onlara verilecek hibe desteklerle pek çok şey yapılabilir o para ile, dolayısıyla hepimizin cebinden çıkacak. Çevreyi söylemiyorum bir de öyle bir problemi var, ondan dolayı karşıyız. Oraya harcanacak paranın çok daha verimli istihdama yönelik, ürüteme yönelik bir başka projeye çevrilmesine fayda var diyoruz.”