İYİ Parti Grup toplantısında Genel Başkan Meral Akşener kürsüyü otizmli bir bireye ve annesine bıraktı. Kürsüye gelen Otizmli Cemil Aktulga, andımızı okurken salon alkış sesleriyle inledi. Milletvekilleri ve partililer andımıza ayakta eşlik ederken Akşener duygu dolu anlar yaşadı.

İYİ Parti Grup toplantısında konuşan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü’ne dikkat çekmek için “Ülkemizde hem otizmli çocuklarımızın hem de ailelerinin büyük dertleri var” sözleriyle kürsüyü otizmli birey annesi olan Nevin Aktulga’ya ve oğlu Cemil Aktulga’ya bıraktı 

Kürsüye gelen otizmli Cemil Aktulga’nın andımızı okuduğu anlarda salondaki tüm milletvekilleri, partililer ayağa kalkarak salonu alkış sesleriyle inletti. 

Tekrar kürsüye gelen Akşener, “Benim ailemde de var engelliler. Yıllar evvel bir büyüğüm demişti ki Meral, engelli çocuğu olmak bir anne için nedir biliyor musun? Ondan evvel ölmemeyi dilemektir” ifadelerini kullanırken duygu dolu anlar yaşadı. 


"ÇOK ZORLU BİR YOLDAN GİTTİK, ŞİMDİ OĞLUM 15 YILDIR ÇALIŞIYOR"

Otizmin kendisine kitap yazdırdığını söyleyen anne Aktulga, şunları söyledi:

“Ben 36 yaşında bir delikanlının annesiyim. O bir otizmli. Biz bu otizmle, oğlum 2,5 yaşındayken tanıştık. Çok zorlu bir yoldan gittik. Sanki çok parçalı puzzleları birleştirerek hem yanılma payımız oldu. Ama bir yere geldik. Şimdi benim oğlum 15 yıldır çalışıyor. Kendi yemeğini kendisi yapıyor. Artık kendi kendine yetecek bir birey oldu.


"OTİZMLİ AİLELERİN İSTEĞİ: 'OTİZM EYLEM PLANI'"

Otizm tanısı konduğunda otizmi ilk defa duymuştum. Kimse bilmiyordu. Bazı doktorlar bile bilmiyordu. İlk önce çevreye de tanıtmakla uğraştık açıkçası otizmi. Çünkü suçlayıcı yaklaşıyordu çevre. ‘Yaramaz’ diyorlardı. İlgilenmiyoruz zannediyorlardı. Çok değer kattı bize oğlumun otizmi. Otizmli bireylere sahip aileler olarak sıkıntılarımız çok. Otizmli aileler devletin bir an önce ‘Otizm Eylem Planı’nı hayata geçirmesini dört gözle bekliyorlar. Bu eylem planı hayata geçirilirken otizmli ailelerin de o grubun içinde olması daha isabetli kararlar alınmasını sağlayacaktır. Okulların her seviyesinde kaynaştırma usulünün uygulanması gerekiyor. Farklılıkları olan bireyler ayrıştırılmamalı. Onlarda da örnek alarak içinde yaşayarak öğreneceklerdir. Devletin bu bireyler için, ailelerinin ardından hayatlarını idame ettirebilecekleri imkanlar oluşturulması gerekiyor.”