CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, TBMM'de yaptığı konuşmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya sert sözlerle yüklendi.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın partisinin grup toplantısında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik linç giriminin görüntülerini izletmesine “Yazıklar olsun. ‘Daha dersini almadın millet sana dersini verecek’ diyecek kadar şuursuzlaşmıştır. Suçu ve suçluyu övmektedir. Yürümekte olan bir davayı müdahale etmektedir. Hedef göstermektedir. Bundan sonrası için suça teşvik ettirmektedir. Azmettiricidir. Geçmişte olan olaylar için de artık itirafçıdır. Bu Meclis’te gerekli çoğunluk sağlandığında kendisi hakkında açılacak soruşturma komisyonunda, bu Çubuk saldırısının azmettirici olduğunu iddia edeceğiz ve Yüce Divan’a gitmesini isteyeceğiz. Bu Meclis çatısı altında yapılması iğrençtir, mide bulandırıcıdır, ne kadar kötü olabildiklerinin bir numaralı kanıtıdır, yazıklar olsun” dedi.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, TBMM’de basın toplantısı düzenledi. Özgür Özel’in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“MECLİS BAŞKANI, ERDOĞAN’IN İSTEKLERİNİ HALKIN İSTEKLERİ GİBİ İFADE ETTİ

Plan ve Bütçe Komisyonu’nda 2022 bütçesi görüşülüyor. Plan ve Bütçe Komisyonu’nu çok dikkatle takip ediyoruz. Özellikle gerçek verileri milletimizle paylaşacağımız, halkın hakkını savunacağımız bütçe dönemini yaşıyoruz. Sadece eleştirmiyoruz, eleştirilerimizi de söyleyeceğiz. Dün Meclis’in bütçesi görüşüldü. Meclis Başkanı sunum yaptı. Meclis’in bütçesinin sunulmasını doğrudan Meclis Başkanı’nın sunması kıymetlidir ancak kendisinin sunumu sırasında Recep Tayyip Erdoğan’ın isteklerini halkın istekleri gibi ifade etmesini de yanlış buluyoruz. ‘Halkın anayasa beklentisi vardır’ diyor. Bu halkın değil, sarayın beklentisi. 2010’da yaptıkları gibi, dışı şeker kaplı içi zehir. Sonunda geldik 15 Temmuz darbe girişimine. Şimdi yine bir şeker kaplama, şahsım devletinin devamı. Bıçak kemikte, iktidar sona erecek, saray çareyi anayasa değiştirmekte arıyor. Her partiden bir milletvekili esnafa, köy kahvesine gidelim. Hep birlikte rastgele gidelim. Milletin öncelikli beklentisi neymiş? Millet yeni anayasayı yapacak. Bu seçim zaten ‘tek adam devam etsin’ diyenler, ‘halkın yüzü gülsün’ diyenler.


HALA, BERAT ALBAYRAK’IN YANITLAMADIĞI SORULAR VAR

Şentop’un rakamlarına gelelim. Soru önergeleri cevaplandırma oranları eskiye göre iyi. ‘Süresi içinde cevaplandırma’ diye bir şey var. O oran, yüzde 11 şu an. Sıcak gündem var, milletvekili soruyor, cevaplandırmıyorlar, sonra âdet yerini bulsun diye cevaplandırıyorlar. Gerçek karşılaştırma şudur. Beğenmediğiniz koalisyon döneminde süresi içinde cevaplandırma yüzde 87. Hala Berat Albayrak’ın cevaplandırmadığı sorular var. 27. yasama dönemiyle AK Parti’nin 24. dönemini karşılaştırıyorsunuz.


SEN SAĞLIK BAKANI MISIN, SENDİKA BAŞKANI MISIN?

Sağlık Bakanı’nı dikkatle takip ediyoruz. Sağlık Bakanı ‘asistan hekimlerin 36 saat çalıştığı durumlar olduğu gerçektir, doğru bulmuyoruz’ demiş. Sağlık alanında örgütlü bir sendikanın genel başkan konuşuyor, tebrik ederim. Sen sağlık sendikasının başkanı mısın, sağlık bakanı mısın? Elini mi tuttular? Utanmadan AK Parti’nin bazı temsilcileri iki şey yaptılar. ‘36 saat değil 24 saat tuttu.’ 24 saat uyumadan çalışmış, sanki olabilirmiş gibi. ‘Bazıları da 36 saat diye bir şey yok’ diyor. Aynı saatlerde Fahrettin Koca, ‘doğrudur’ dedi. Fahrettin Koca, benden muhalif çıktı. Yap o zaman kardeşim yap. Bu koronavirüs Çin’de başladı, bir ara ‘teğet geçecek’ demiştiniz, her gün 200 kişi ölüyor. Bir yandan aşılama programı düzgün gitmiyor. Artık insan sizin bazı açıklamalarınızı okumaktan utanıyor.


GERİ VİTESİ EN ÇOK SEN KULLANIYORSUN

Çavuşoğlu, ayrı bir vaka. Birbirlerini yalanlamak ile meşgul; İçişleri Bakanı Dışişleri Bakanı, Cumhurbaşkanı… Türkiye’ye ‘AİHM kararını uymalısınız’ diye 10 büyükelçinin hatırlatması bir tek burada olur. Kendi başkentinde 10 büyükelçi böyle muhtıra vermez. Utanıyoruz. Sebebi Recep Tayyip Erdoğan’dır. Şahsı çok biliyor diplomasiyi. Biden ile görüşme öncesi çok kolay sandı ‘istenmeyen ilan edelim.’ Büyük başarıyla çıktık, oraya bir cümle buldular. Öyle bir noktadayız ki diplomatların başarısını not ediyoruz. ‘İstenmeyen kişi’ ilanından bir cümleyle vazgeçiyorsan o da bir geri vites. Aldın mı Fetullah Gülen’i verdin Brunson’u. Geri vitesi en çok sen kullanıyorsun.


İSMAİL FARUK AKSU’DAN BEKLİYORUZ, İKİ ELLE OY VERECEĞİZ

Çin’den bile daha uçuşa çalışan ülke noktasına getirdi. Asgari ücretimiz 300 doların altına indi. Çin’deki ucuz işgücü merak konusuydu. ‘Ev kirası yok’ falan. Ev kirası var, pahalı gıda var, çocukların masrafı var. Korkunç bir durumda. Türk-İş, günahı çoktur, çok önemli bir sendika, mücadele noktasında önemli zaaflar gösterdiler ama bugün geldiğimizde verdiği rakamlar, ‘asgari ücret açlık sınırı altında’ diye açıklama yapıyor. Plan Bütçe Komisyonu MHP Sözcüsü İsmail Faruk Aksu ‘asgari ücret vergi dışında kalmalı’ demiş. Hemen! Bu şartlar altında birlikte, bunu hemen geçirebiliriz. Tezimize yaklaştıysa ‘tamam’ diyorlarsa, kendi kanun tekliflerini bugün versinler. Pazartesi komisyonda, çarşamba Meclis’te görüşelim. Hiç olmazsa, asgari ücret yeniden belirleneceği güne kadar nefes alsınlar. Bunu yapmıyorsanız EYT’liler değil emeklilikte MHP’ye takılanlar var… Bugün üç maddelik kanun teklifini İsmail Faruk Aksu’dan bekliyoruz. İki elle oy vereceğiz. Yeter ki asgari ücretli vatandaşlarımız belki bir rahat nefes alırlar.


LÜTFÜ ELVAN NEREDE

Merkez Bankası enflasyon tahminini yükseltti. Gerçeğin bunun tam iki katı olduğunu biliyoruz. TÜİK rakamlarının gerçeğin yarısı olduğunu vatandaş biliyor. Herkes konuşuyor tek kişi konuşmuyor. Nerede bu Lütfi Elvan. Damak nerede dedik, bu göreve geldikten sonra kayboldu. Bütün kurlar fırlarken, işsizlik almış başını gitmişken, Lütfü Elvan nerede? Atandığı günden beri düştüğümüz yerden kalkamıyoruz. Fiyatlar almış başını gidiyor, Lütfü Elvan’ı ara ki bulasın. Vallahi aradım, 14 gün önce G20 zirvesinden fotoğraf atmış. Bu bakanlığın resmi internet sitesi var. Bir sürü toplantısı oluyordur. Varsa siz görüyorsanız, ‘Lütfü Elvan çalışıyor’ diyorsanız. A Haber yapsana klibi. ‘Bu adam bu kadar çalışıyor’, niye karartma uyguluyorsunuz? Muhalif basın dediğiniz özgür basın görmemiş, siz niye görmüyorsunuz? Haberiniz olsun 4 aşılıyım size karşı. Boşuna montajdaki arkadaşa da zulmediyorsunuz.


RECEP TAYYİP ERDOĞAN’IN YÜCE DİVAN’A GİTMESİNİ İSTEYECEĞİZ

Dün, Tayyip Erdoğan’ın grup toplantısında dünya, siyaset tarihinin en seviyesiz, en düzeysiz bir siyasi propaganda yöntem tercih edildi. Beyefendi, bir yandan ‘Bay Kemal dersini aldın mı, dersini almadıysan, millet dersini verecek’ derken; bir yandan Sayın Genel Başkan’ın Çubuk’ta katıldığı şehit cenazesinde saldıran organize güruhun linç etme görüntülerini oynattı. Yazıklar olsun! Buna ‘Tayyip Bey iyi yaptı’ diyen varsa, ona da yazıklar olsun. Bu görüntüleri izleyip zevk alanlara yazıklar olsun.

Koruma ekibimizin bir gün öncesinde ve o gün yaptığı bildirimler oradayken, devletin en üst düzeyinde bakanları oradayken; teker teker bütün fotoğraflarıyla, bilgi ve belgeleriyle şu an 67’si yargılanıyor, jandarma raporunda var, ‘taş ve sopalar istiflenmiş’ diyor, görüntülerde var, çatılara çıkmışlar, önceden hazırlanmış demir çubukları aşağı uzatıyorlar, bir eve sığınıyorlar ‘yakın o evi’ sesleri var, jandarma dört bir köşede ve çok az, kitleyi iten kakan Kemal Bey’ın olduğu yerleri işaret eden organizatörler var, ‘öldürün bunları’ diyenler var, gözaltına alındığında yumruk atan meczubun gidip elini öpüp, paylaşan alçaklar var.

Elini öpenlerden bir kişi ihraç edilmedi, AK Parti’den bir kişiye disiplin soruşturması açılmadı. Şu an MYK’da olan, önceki dönem milletvekili var. Hal hatır soranlar var. Recep Tayyip Erdoğan; Şavşat’ta PKK’nın saldırısına uğraşan Genel Başkan’ımıza, bir şehidimiz vardı, adalet yürüyüşünde IŞİD’in bombalı araçla saldırmak için yola çıktığı Genel Başkan’ımıza, linç girişiminde, Meclis’teki saldırıda bir kez olsun ‘geçmiş olsun’ dileklerini iletmemişken; Meral Hanım’a ‘daha bu iyi günlerin’ derken; dün linç görüntüleri akıyor. ‘Dersini almadın, millet sana dersini verecek’ diyecek kadar şuursuzlaşmıştır. Suçu ve suçluyu övmektedir. Yürümekte olan bir davaya müdahale etmektedir. Hedef göstermektedir. Bundan sonrası için suça teşvik ettirmektedir. Azmettiricidir. Geçmişte olan olaylar için de artık itirafçıdır. Bu Meclis’te gerekli çoğunluk sağlandığında kendisi hakkında açılacak soruşturma komisyonunda, bu Çubuk saldırısının azmettirici olduğunu iddia edeceğiz ve Yüce Divan’a gitmesini isteyeceğiz. Yaptığı pek çok şey gibi bunu da yapacak, hesabını verecek. Linç görüntülerini zevkle, sırıtarak izlemek ve izlettirmek kabul edilemez. Bu Meclis çatısı altında yapılması iğrençliktir, mide bulandırıcıdır, ne kadar kötü olabildiklerinin bir numaralı kanıtıdır, yazıklar olsun. Milletimize şikayet ediyoruz. Bunlara oy vermiş AK Partili seçmenlerimize, bu utançtan midesi bulanan herkese diyoruz ki, merak etmeyin az kaldı, gidiyorlar. Sandık gelecek, siz bunları göndereceksiniz.”

Kaynak: Anka Haber