Toprak Mahsülleri Ofisi’nin (TMO) açıkladığı üzüm fiyatları karşısında hayal kırıklığına uğradıklarını belirten Alaşehirli üreticiler, bağlarının Jeotermal Santraller (JES) nedeniyle büyük tehdit altında olduğunu söyledi. JES'lerden salınan buharın havayı kirlettiğini belirten üreticiler, asit yağmurlarından korumak için üzüm bağlarının üzerini örtülerle kapatmak zorunda kaldıkları için maliyetin daha da artmasından yakınıyor. Girdi maliyetleri düşük fiyat sıkıntısının yanında iklim değişikliğinden de etkilendiklerini belirten Üzüm-Sen Genel Başkanı Adnan Çobanoğlu, "Bizi diri diri mezara gömmeyin. Biz yaşamak, halkımızı beslemek istiyoruz” dedi.

Türkiye dünyanın en büyük çekirdeksiz kuru üzüm ihracatçısı. Kuru üzüm üretiminin en fazla yapıldığı yer Ege Bölgesi, geniş bağ alanlarına sahip olan illerin başında ise Manisa geliyor. Tarım ve Orman Bakanlığı 2020 verilerine göre dünyada kuru üzüm ihracatının yüzde 32,2’sini (259 bin ton) Türkiye karşılıyor.

Üzüm üreticilerinin aylardır beklediği fiyatlar geçtiğimiz hafta TMO tarafından kilosu 13 lira olarak açıklandı. Üreticiler, kuru üzüm fiyatını kilo başına 17-18 lira olarak beklerken, açıklanan fiyatlar çiftçileri memnun etmedi. 

İzmir Ticaret Borsası’nın “üzüm rekolte tahminlerini yüksek belirlediği” iddiasıyla 2017’den itibaren üzümde rekolte tahmini Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde kurulan bir komisyon tarafından belirleniyor. Ancak bu yıl taban fiyatı açıklaması Bakanlıktan değil, TMO’dan geldi. Çiftçiler düşük fiyat nedeniyle bakanlığın tepki çekmemek için fiyat açıklamasını TMO’ya bıraktığını iddia etti.

Ancak çiftçilerin yaşadıkları sıkıntı üzüm fiyatlarının düşük açıklanması ile bitmiyor. Ege bölgesi ve özellikle Manisa’da jeotermal enerji santralleri de tarım arazilerini etkiliyor. 2018’de Bağcılık Sektörü ve Üzüm Üreticilerinin Sorunlarını incelemek üzere kurulan Meclis Araştırması Komisyonu Raporu’nda da jeotermal enerji santrallerinin (JES) bağcılığı tehdit edeceği uyarısına yer verilirken, gerekli önlemlerin alınması istenmişti.


"ASİT YAĞIYOR, BAĞLARIMIZIN ÜZERİNİ ÖRTMEK ZORUNDA KALIYORUZ"

Bölgedeki JES’lerden kaynaklı asit yağmurları nedeniyle bağların üzerini örtmek zorunda kaldıklarını belirten, Alaşehirli üzüm üreticisi Sezai Uğurer yaşadıkları sıkıntıyı şöyle anlattı:

“Eskiden bağlarımızda tavşanlar gezerdi. Şimdi tavşanlar değil hiç kimse yok. Derelerimiz akardı, şimdi derelerimizde su yok. Yağmur yağdığı zaman asit yağıyor. O yüzden bağlarımızı örtmek zorunda kalıyoruz. Üzüm fiyatları maliyetini kurtarmıyor. Fiyatında da memnun değiliz. En az 16-17 lira kuru üzüm fiyatı bekliyorduk. Hüsrana uğradık. Geçen yılki fiyattan yüzde 4 bir zam geldi. Gübre fiyatları 100 liraydı bu sene oldu 240 lira. Yüzde 100’ü geçti.”


"SIKINTI SADECE FİYAT DEĞİL"

Üretici Mustafa Akgün ise, “Son açıklanan üzüm fiyatlarından sonra girdi maliyetlerinin çok yükselmesi nedeniyle ciddi anlamda zarar yaşamaktayız. Üzümün kilosunun 11 liranın üzerinde mal edilmesine rağmen son açıklanan fiyat, yüzde 4’lük zam, burada üreticiyi ciddi sıkıntıya soktu. JES’lerden kaynaklı olarak bağların üzerini örtmek zorunda kalıyoruz. Bu da artı bir maliyet yaratmakta. Yağmurlar yağdığında JES’ten kaynaklı olan atıklar ciddi anlamda üzümlere zarar veriyor. Yalnızca üzüm değil bu bölgede üretilen diğer ürünlerde de aynı sıkıntılar yaşanmaktadır” dedi.


“TMO, ÜRETİCİNİN SIRTINDAN ÜRETİCİNİN KOOPERATİFİNE ÜZÜM SATARAK KAR ELDE EDİYOR”

Manisalı üzüm üreticilerinin kurduğu ÜZÜM-SEN Genel Başkanı Adnan Çobanoğlu da Türkiye genelinde 1 milyon 300 bin ton üzüm üretildiğini, bunun 270-300 bin tonunu kuru üzümün oluşturduğunu söyledi. Dünyadaki kuru üzüm ticaretinin yüzde 20’sinin Türkiye’den karşılandığını vurgulayan Çobanoğlu ANKA Haber Ajansı’nın konuyla ilgili sorularını şöyle yanıtladı:

“Her yıl kuru üzüm fiyatlarında üreticiyi zarar sokucu piyasa oluşur. Bu yıl TMO’nun 9 numaralı üzümler için belirlediği 12.5 lira geçen yılın üzüm alım fiyatı üzerine yüzde 4 zam demektir.  Halbuki bir yıl içerisinde birçok girdimiz petrol dahil yüzde 30-60 arası zam gördü. Bizim kuru üzüm maliyetimizi 12.5 - 13 lirayı bulmakta. Verilen fiyat bizimle dalga geçilen bir şekilde. TMO, 5 yıldır piyasaya girmiş durumda ama TARİŞ’in eksperleri depolarıyla kantarlarıyla üzüm alıyor ve aldığı üzümün birçoğunu TARİŞ’e satıyor. Üreticinin sırtından üreticinin kooperatifine üzüm satarak kar elde ediyor. TMO bu uygulamasıyla aslında çiftçiye değil şirketlere destek vermiş oluyor.”


“ASİT YAĞMURU NEDENİYLE BAĞLARIMIZI ÖRTMEK ZORUNDA KALIYORUZ"

Alaşehir’de üzüm bağlarının birçoğunda Jeotermal Elektrik Santrali’nin (JES) olduğunu belirten Çobanoğlu, üreticilerin, fiyat ve girdi sıkıntısının yanında iklim değişikliğinden de ciddi oranda etkilendiklerini söyledi. Çobanoğlu, “Bu da yetmiyor verdiği zarar açısından baktığında yağan yağmurlar asit yağmuru olarak dönüyor. Üzümlerimizi koruyabilmek için bağlarımızı örtülerle örtmek zorunda kalıyoruz. Bu konuda yetkilileri uyarıyoruz. Böyle giderse üzüm üreticileri bağlarını sökmek durumunda kalacak. Alaşehir ve Salihli Ovası’nda üzüm yetiştirilemez hale gelecek. Dolayısıyla ülkenin en önemli ticaret girdilerinden birini kaybedeceğiz. Aile tarımı yapanlar batacak yoksullukla karşı karşıya kalacak” diye konuştu.


 "TMO BİZİM SIRTIMIZDAN PARA KAZANIYOR"

Üreticilerin yaşadıkları sorunlar nedeniyle örgütlenmesi gerektiğini belirten Çobanoğlu, “TARİŞ almış olsa piyasa yükselmiş olduğunda üreticiye fark ödemesi yapacak, ama Toprak Mahsulleri Ofisi üreticiye fark ödemesi yapmadığı gibi bizim sırtımızdan para kazanmış oluyor. Yetkililere sesleniyoruz, bizi diri diri mezara gömmeyin. Biz yaşamak istiyoruz. Varlığımız devam ettirmek, halkımızı beslemek istiyoruz” dedi.

Kaynak: Anka Haber